Diyotların iki ucu arasında farklılık vardır. Bu
bakımdan elektronik karta yerleştrilirken doğru yönde takılmalıdır. Çünkü
elektrik akımı diyotlar içinden akarken sadece bir yönde akacaktır. (aynı lastik
içindeki havanın sibop içinden sadece bir yönde akması
gibi)
Diyotlar iki bağlantı ucuna sahiptirler, biri anod diğeride katoddur.

Kart genellikle katodun bittiği noktaya (+) işareti ile
işaretlenir. Diyotlar bütün şekillere ve ebatlara girebilirler. Onlar genellikle
bir tip numara ile işaretlenir. Diyot karakteristiklerinin ayrıntıları tip
numaralarına göre kataloglardan bulunarak öğrenilebilir.
Eğer ohm metre ile direnç ölçmeyi biliyorsanız o zaman diyodun sağlamlık tesitini yapabilirsiniz. Bir yönde düşük direnç gösterirken diğer yönde çok yüksek direnç gösterecektir.

Diyotların uygulamada kullanılan zener diyot ve LED diyot gibi değişik çeşitleri vardır.
YARI İLETKEN
MADDELER
Yarıiletkenlerin yapımında kullanılan en çok kullanılan maddeler silikon
ve germanyumdur. Plajdaki kum bir
silikon maddedir ve germanyum ise
baca kurumundan temin edilebilir. Bu yüzden bu ham maddeler her yerde
görünebilir. Bununla birlikte bu maddeler
olağanüstü derecelere kadar saflaştırılmalıdır. Bu maddeler
saflaştırıldığı zaman tuz ve şeker gibi kristal bir yapıya sahip olurlar. Bu maddeleri yapan atomlar birbirlerine
pencere şeklinde birleşir atomlar içindeki elektronların hareket etmesi önlenir.
Bunun anlamı şudur ki saf silicon ve germanyum iyi
yalıtkandır.
Saflaştırmadan sonra katkı maddesi eklenir. Bu katkılar kafes içerisine uygundur.
Fakat boş olan elektronlarla ilişkiye girerek elektronların hareket etmesini
sağlayarak bir elektron akımı meydana gelir. Burada fazla miktarda negatif yüklü
elektron bulunduğundan dolayı bu maddelere N tipi yarı iletken adı
verilir.
Katkı maddelerinin diğer tipleride silikon ve
germanyumu saflaştırmak için eklenebilir. Bu kafes içerisinde elektron
eksikliğine yol açar. Bu durumda kafes içerisinde boşluklar meydana gelecektir.
Elektronlar bu boşlukların içine
atlayabilir ve böylece bir boşluk akışı meydana gelir. Bu durum doktorların bekleme odasındaki
sırada oturan hastalara benzetilebilir. Birisi doktorun yanına girdiği zaman
sırada bir boşluk doğacaktır. İnsanlar (elektronlar) doktor odasına doğru
ilerlerken o boşlukta tam aksi yönde ilerleyecektir.
Yarıiletkenlerin direnci iletkenler ile yalıtkanların arasında bir
yerdedir. Bundan dolayı bunlara yarıiletkenler denilmiştir. Yarı iletkenler,
diyot , transistör ve entegre gibi yarıiletken devre
elemanları içerisinde kullanılır.


Jonksiyonda, elektronlar bütün boşlukları, hiçbir serbest boşluk ve
elektron kalmayacak şekilde doldururlar. Aslında jonksiyon yalıtılmış bir tabakadır. Akımın P-N jonksiyonu içerisinden akabilmesi için önce bu bariyerin aşılması gerekir.

Aynı yükler birbirini iterler farklı yükler
birbirini çekerler bu temel kuralı unutmamak gerekir. Bir batarya şekildeki gibi
bağlanırsa negatif uç negatif yüklü elektronları jonksiyon bölgesine doğru itekleyecektir. Bu sırada pozitif
uçda boşlukları jonksiyona
doğru itmektedir. Eğer bataryanın
voltajı yeterli olursa barier aşılmış olacaktır ve
jonksiyon içerisinden akım geçecektir. Silisyum diyot için diyot üzerindeki
gerilim 0.6V , germanyum diyot için diyot üzerindeki gerilim 0.3V tur Silisyum
diyot için diyot üzerindeki gerilim 0.6V , germanyum diyot için diyot üzerindeki
gerilim 0.3V tur. Bu durumda jonksiyona doğru
polarmalı denir. Şekilde görüldüğü
gibi diyodun anod tarafı P
tipi maddedir, katodu ise N tipi maddedir. Şekildeki direnç ise devreden geçen
akımı güvenli bir seviyeye sınırlar.

Batarya şekildeki gibi bağlanırsa pozitif uç, negatif
yüklü elektronları bariyer den kendisine çekecektir.
Negatif uç da bariyerdeki boşlukları kendisine
çekecektir. Sonuçta yalıtkan bariyer genişleyecektir ve akım akmayacaktır. Bu durumda jonksiyon ters polarlanmıştır.
Eğer ters polarma gerilimi aşırı yüksek olursa o zaman jonksiyon bozulacaktır ve anod dan
katoda doğru bir elektron akımı meydana gelecektir. (Normal koşullarda doğru
polarmada elektron katoddan anoda doğru
akar)

Sol
tarafdaki şekilde ters polarmalı diyot görülmektedir.
Burada katoda pozitif gerilim ve anoda negatif gerilim uygulanmaktadır. (Lamba
yoluyla). Bu durumda hiçbir akım akmayacaktır.
Sağ tarafdaki şekilde ise doğru polarmalı bir
diyot görülmektedir. Bu durumda diyodun anoduna
pozitif gerilim, katoduna negatif gerilim gelmektedir. Bunun sonucunda ise katoddan anoda doğru akımk
akacaktır.

Yukarıdaki devrelerde hangi lambalar ışık vermektedir.
(Bazı lambalar tam ışık vermeyebilir)

Bir diyodu doğru yönde polarlamak için Anot gerilimi katod geriliminden daha pozitif olmak
zorundadır.
·
Bir diyodu ters polarlamak için Anod gerilimi katod geriliminden
daha az pozitif olmalıdır.
·
İletimdeki bir
diyot eğer silikon diyot ise üzerine 0.6V, eğer germanyum diyot ise 0.3V gerilim
düşecektir.
Aşağıdaki devrede diyot üzerine sıfırdan başlayıp bataryanın maksimum değerine kadar doğru polarma uygulayabiliriz. Gerilim değeri ve buna karşılık gelen akım değeri ölçü aletlerinde kaydedilir. Eğer bu değerler şekil üzerinde gösterilmesi gerekirse, şekil (b)’deki 1. bölgede gösterilmiştir. Dikkat edilirse voltaj değeri artmasına karşılık akım değeri, voltaj değeri belli bir değere gelene kadar 0 değerindedir. Gerilimin bu değerinden sonra akım değeri hızlı bir şekilde artmaya başlayacaktır. Bu gerilim değeri silisyum diyot için 0.6 V germanyum diyot için 0.3V değerindedir.

(a)
(b)
Eğer bataryanın uçları ters çevrilirse tekrar akıma
karşılık gerilim grafiği çizilir ve şekil (b)’de 3. bölgedeki eğri çizilir. Bu durumda ters polarmadaki gerilim
arttırılır ve gerilimin belli bir değerine kadar akım değerinde hiçbir
değişiklik olmaz. Ters polarma gerilimin belli bir değerinde (zener bölgesi) akım değeri ters yönde aniden yüksek bir
değere ulaşır. Bu değer diyodun bozulma değeri veya
zener bölgesidir. Diyodun bu
özelliğinden dolayı diyotların bir çeşidi olan zener
diyotlar yapılmıştır.

Diyotlarda genellikle katod ucu
yukarıda olduğu gibi bazı işaretlerle işaretlenir.

Yukarıdaki şekilde A noktasındaki voltaj B noktasındaki
voltajın tersidir. A noktasındaki gerilim pozitif yönde artarken B noktasındaki
gerilim ise negatif yönde artacaktır.
Sol tarafta gösterilen ilk yarım saykıl bayunca A noktası pozitif, B noktası ise negatifdir.
Doğru polarma alan diyot iletime geçer ve diyot üzerinden ve yük
üzerinden bir akım akmaya başlar böylece transformatör üzerindeki gerilim yük
üzerine transfer edilmiş olur. Çünkü yük içinden geçen akım ve üzerindeki
gerilim transformatör üzerindeki gerilimle aynı orandadır. Bu durumda yük
üzerindeki gerilim sağ tarafda gösterilen şekil gibi
olacaktır.
İkinci yarım saykıl boyunca A ve Anod negatifdir, B ve Katod pozitifdir. Yani diyot ters
polarma altındadır ve diyot içinden hiçbir akım akmamaktadır. Bu durum sağ tarafdaki şekil yatay bir çizgi ile ifade edilmiştir.
Diyot sadece tek saykılda iletime geçmektedir.
Her saykılın yüzde 50’sinde bir çıkış sinyali
vardır. Diyot sadece tek saykılda iletime geçtiği için bu
devreye yarım dalga doğrultucu adını
veriyoruz. Doğrultulmuş gerilim DC dir. (her
zaman pozitihf değerdedir.) Bununla birlikte bu
gerilim düz bir DC gerilim değilşdir. Fakat nabazanlı DC gerilimdir. Bu nabazanlı
gerilimin kullanılmadan önce düzgünleştirilmesi gerekir. Eğer diyot ters
çevrilirse bu durumda çıkış voltajı negatif olur.
Yarım dalga doğrultucudan elde edilen nabazanlı doğru akımın kullanılması için düzgünleştirilmesi
gerekmektedir. Bu düzgünleştirme işlemi bir filtre kondansatörü kullanmak
suretiyle sağlanır. Filtre
kondansatörü sinyallerle şarj olur. Kondansatör gerilim darbelerini depo eder ve yük,
depo edilmiş bu sinyalleri sanki bir düzgün batarya alıyormuş gibi
kullanır.

Yukarıdaki ilk dalga şekline baktığımızda, kırmızı
çizgiyle çizilen kısım kondansatör üzerindeki gerilimi göstermektedir. İlk
sinyal kondansatör üzerine uygulandığında kondansatör bu sinyalin tepe değerine
şarj olur. Sinyal tepe değerinden aşağı doğru düşmeye başladığından itibaren
kondansatör deşarj olmaya başlar. Bu durumda yük kondansatörden enerji alır. Bununla birlikte bir sonraki
sinyal, kondansatörün deşarj seviyesine gelmeden kondansatör düzgün bir şekilde
düşer. Bir sonraki sinyal aynı seviye ye geldiğinde kondansatör tekrar bu
sinyalin tepe değerine yeniden şarj olmaya başlar. İkinci dalga şeklinde bir DC sinyali
50Hz’lik frekansa sahip ripıl sinyaliyle birlikte
görebiliriz.
Alçak frekanslarda kondansatörler genellikle elktrolitik tipdedir. Fakat yüksek
frekanslarda daha düşük değerlikli kondansatörler gereklidir.

Yukarıdaki şekilde sol tarafdaki dalga şekli giriş sinyalidir. (Şebeke frekansı 50
Hz) A ve B noktasındaki gerilimler birbirlerine ters
yönde değişim göstermektedir. A noktasındaki gerilim pozitif yönde artarken B
noktasındaki gerilim negatif yönde artmaktadır.
İlk yarım saykıl boyunca A
noktası pozitif ve B noktası negatifdir. D1 ve D2 diyotlarının anodları pozitif gerilim aldığı için her iki diyotda doğru polarma altında olduğu için iletimdedir. Akım
bu diyotlar üzerinden, transformatör sarımından ve yük üzerinden ikinci şekilde
görüldüğü gibi devresini tamamlar. Yük üzerinden geçen akım yük üzerinde, sağ
tarafdaki şekilde görüldüğü gibi bir gerilim meydana
getirir.
İkinci saykıl boyunca a
noktası negatif ve B noktası pozitifdir. D3 ve D4
diyotları anodlarına katodlarına göre daha pozitif bir gerilim aldıkları için her
ikiside doğru polarma altındadır. En altdaki şekilde görüldüğü gibi yine aynı yönde
transformatör, diyotlar ve yük üzerinden devresini tamamlayacaktır.
Bu devrede doğrultulmak üzere her iki sinyalde
kullanıldığı için bu devreye TAM-DALGA doğrultucu denir. Çıkış sinyalinde giriş
sinyalinin her yarım saykılı için iki sinyal olduğu
için çıkış sinyalinin frekans değeri giriş sinyalinin frekans değerinin iki
katıdır. Eğer giriş sinyalinin frekans değeri 50Hz ise çıkış sinyalinin frekans
değeri 100Hz dir. Çıkış daki
nabazanlı DC akım bir filtre kondansatörü ile
düzgünleştirilir. Frekans değeri yarım dalgaya göre iki kat daha fazla olduğu
için yarım dalga doğrultucuya nazaran daha kolay ve daha düzgün
doğrultulur.


A noktasındaki gerilim pozitif olduğunda, D1 diyodu doğru polarma alır ve C1 kondansatörü şekil-2 de
görüldüğü gibi A noktasındaki sinyalin tepe değerine şarj olur. Bu sırada D2
diyodu ters polarma aldığı için yalıtımdadır.
A noktasındaki gerilim negatife gittiğinde D1 diyodu ters polarma alır ve iletime geçmez. Bu durumda D2
diyodu doğru polarma alır ve şekil-3 de gösterildiği gibi C2
kondansatörünü B noktasındaki sinyalin tepe değerine şarj
eder.
Şimdi bu durumda tepe değerlerine şarj olmuş her iki
kondansatör birbirine seri bağlanmış konumdadır. Bunun sonucunda yük üzerindeki
gerilim 2xVmax değerine eşit olacaktır. Yani giriş sinyali ikiye
katlanmıştır.
Kırpıcı bir sinyalin pozitif veya negatif tepelerini
kırpar. Silisyum diyot anoduna, katoduna göre yaklaşık 0.6V’luk bir gerilim
uygulanmadığı sürece iletime geçmez. Bu devre, 0.6V değerleri için diyot yüksek
direnç göstermesi, 0.6V’dan yüksek durumlarda düşük direnç değeri göstermesi
açısından.bir gerilim bölücü devreye benzer .
Şekil-1’de kırpıcı içindeki dalga şeklini
göstermektedir. Şekil-2’de pozitif kırpıcının çıkış dalga şekli görünmektedir.
Şekil-3’de ise negatif kırpıcının çıkışının dalga şekli gösterilmektedir.
Şekil-4’de de her iki tepe sinyali kırpılır. Bu devre çıkış sinyal değeri 1.2V
değerini aşamayan bir limitleyici .olarak
bilinir.


Eğer AC güç
kaynağının değeri düşerse veya bozulursa bu durumda cihaz otomatikmen yedek batarya tarafından beslenir. AC kaynak
mevcutken D1 diyodunun anoduna 15V gelir ve diyod doğru yönde polarmalandırılır. Diyod üzerine
0.6V düşeceği için diyodun katodunda 14.4V vardır. Bu
gerilim cihazı besler. Bu sırada D2 diyodunun anoduna,
katoduna göre daha az bir gerilim geldiği için ters polarmalandırılmıştır ve yalıtımdadır. Dolayısıyla batarya
yalıtılmıştır.
Eğer güç kaynağı kesilirse 15V’luk gerilim kaybolur ve D2 diyodu doğru yönde polarmalandırılır ve cihazı beslemek üzere iletime geçer.
Diyotlar gerilimleri yönlendirir.

Elektronik bir kapı bir sinyalin bir kısmına açıktır
diğer kalan kısmına kapalıdır. Bu koyuınların, gerçek
bir kapı kullanarak keçilerin arasından ayrılmasına benzer. Devrede diyotların
katodları anoduna göre daha pozitif olduğu için
diyotlar ters polarma altındadır ve yalıtımdadırlar. Bu durumda devrenin çıkışı,
girişinden yalıtılmış durumdadır.
Negatif kapı sinyali geldiği zaman katodlar anodlaraa göre daha
negatif olacaktır ve diyotlar doğru yönde polarma alacaktır ve iletime
geçecektir. Çıkış direk olarak girişe bağlı olduğu için kapı sinyali boyunca
giriş sinyali çıkışda görülecektir. Şekilde giriş
sinyalinin en küçük dalga şekli çıkışda
görülmektedir.

LED (Light emitting diode) gösterge olarak
yaygınca kullanılır. Led üzerinde bir güç varsa ışık
vermek suretiyle bunu dışarıya yansıtır. LED’ler şekilde görüldüğü gibi anoduna
pozitif katoduna negatif gelecek şekilde bir DC kaynaktan beslenmesi
gerekmektedir.
Devredeki seri direncin değerini hesaplayabilmek için
Led’in doğru polarma altında üzerine düşen gerilim
değerini ve içinden geçen akım değerini bilmemiz gerekmektedir. Bu gerekli
bilgiyi bulmak için katalog ve data booklara bakmak
gerekmektedir. Bizim örneğimizde bu değerler 2Volt ve 20mA dir.
LED üzerine 2 volt gerilim düştüğü için ve batarya gerilimide 12V olduğu için direnç üzerine düşecek gerilim
değeri 12-2=10V’dur. Diyot dirençle birlikte seri bağlandığı için her ikisinin
üzerinden de 20mA akım geçer. Şimdi direnç üzerindeki gerilimi ve içinden geçen
akım değerini biliyoruz. Ohm kanunundan direnç
değerini hesaplayabiliriz.
Direnç = Gerilimin akıma bölünmesi = 10/0.02 =500
W
500W değeri standart değer olmadığı için 470W’luk veya 560W’luk direnç değerlerinden
birini kullanabiliriz.
7 SEGMENTLİ
DISPLAY

7 segmentli display çoğu ölçüm cihazlarında sayısay gösterge olarak kullanılır. Bu display, ayrı ayrı beslenebilen
led diyodların bir araya
toplanmasından oluşur. Bunlar çoğunlukla kırmızı ışık yayarlar. Ve şekilde
görüldüğü gibi numaralandırılır.
8 rakamaını yazmak için bütün
ledlerin beslenmesi gerekir. 3 rakamını yazmak için
a,b,c,d, g ledlerinin beslenmesi gerekmektedir. 0 ile
9 arasındaki bütün numaralar gösterilebilir. Sağ tarafda bulunan d.p (decimal point) ondalık noktayı göstermektedir.
Şekilde gösterilen display
ortak anodludur. Çünkü bütün anodlar birlikte beslemenin pozitif ucuna bağlıdır. Bu
durumda katodlar ayrı ayrı
şase potansiyeline bağlanır. Her bir led diyoda, akım sınırlaması yapması için seri direnç bağlanması
gerekmektedir. Önceleri kol saatlerinde bu tip displayler kullanılmakta idi. Ancak displayler o kadar fazla akım çekiyordu ki bunun için displayler normalde kapalı idi ve zamanı öğrenmek için butona basmak zorunda kalıyordunuz.
Bütün katodların ortak
bağlandığı ortak katodlu displaylerde ayrıca kullanılmaktadır. Likid kristal displaylerde aynı
işlevi yerine getirir. Ancak bunlar displaylere göre
daha az güç harcarlar. Ayrıca harfleri gösteren alfanümerik displaylerde
kullanılmaktadır.

İki temel uygulaması vardır.
1.
Üzerindeki gerilim,
başka bir gerilim ile kıyaslanacak ise referans kaynağı olarak
kullanılır.
2.
Güç kaynaklarında
voltaj regülatörü olarak kullanılır. Burada yük üzerine düşen değişken gerilim
sabitleştirilir.
Voltaj regülatörü olarak kullanıldığı zaman eğer yük
üzerindeki gerilim artmaya başlarsa zener diyot
üzerinden büyük bir akım geçmeye başlayacaktır. Zener
diyota seri bağlı direnç içinden geçen akım artacağından üzerine düşen gerilimde
artar. Dolayısıyla yük üzerine düşmesi gereken voltaj düşer. Geri kalan kısım
zener diyota seri direnç üzerinde düşecektir. Aynı
şekilde yük üzerindeki voltaj düşmeye başladı andan itibaren zener üzerinden akan akım ve seri direnç üzerindeki
gerilimde düşüşe geçecektir. Sonuçta yük üzerinde yine sabit bir gerilim düşümü
yine sağlanacaktır.
Jonksiyon diyot ters yönde
polarmaladırıldığı zaman, yalıtılmış barier daha da genişleyecektir. Daha yüksek ters polarma
gerilimi barier bölgesinin daha fazla genişlemesine
yol açacaktır. Barier dielektrik bir bölge
oluşturur. Katod ve anod
kondansatörün her iki plakası gibi düşünülebilir. Burasını bir kondansatör gibi
düşünürsek üzerine uygulanan gerilim ile kondansatörün kapasitesi sürekli
değişmektedir.
Şekilde ki devrede diyot ile bobin bir rezonans devresi kurmuştur. Diyodun kapasite değeri yani rezonans frekansı, varikap üzerine düşen gerilimi kontrol eden potansiyometre ile değiştirilir. Devredeki C kondansatörü
potansiyometre üzerindeki voltajın bobin üzerinden
kısa devre olmasını önleyecektir.

Şekil
A:
Bu devre bir transistör
tarafından anahtarlanan bir role bobininden oluşmaktadır. Role anahtarı
açıldığında role bobini üzerinde büyük bir ters EMK meydana gelir. Bu zıt EMK
transistöre zarar verecek kadar birkaç bin voltluk
değerlere ulaşabilir. Devredeki diyot normalde ters polarma altındadır. Zıt EMK
ile birlikte doğru polarmaya geçecektir ve iletime geçecektir. İletime geçen
diyot direnci düşeceğinden dolayı zıt EMK kısa devre olacaktır ve transistör korunmuş olacaktır.
Bu devre karşısında iki adet germanyum diyodun bağlandığı bir hareketli ölçü aletinden meydana
gelmiştir. Göstergenin tam skala sapması yapması için
sadece 100mV yeterlidir. Eğer bu gerilim 0.3V değerine ulaşırsa diyotlardan biri
iletime geçecektir. Böylelikle ölçü alte korunmuş
olacaktır.