DİYOT
Pek çok uygulamada PN bağlantısı DİYOT olarak karşımıza çıkmaktadır.
Diyotların pek çok türü olduğu için bunların hepsinin fiziksel çalışma
teorilerini anlatmak yerine önce elektriksel özelliklerini sonra da uygulama
şeklini sizin sabır sınırlarınız içinde kalmaya çalışarak anlatacağım. Sırası
gelmişken bir tavsiyem olacak. Arkadaşlar elektronikteki gelişme çok büyük bir
hızla olmaktadır. Bu nedenle her hangi bir malzemenin iç çalışmasını detaylı
olarak öğrenmek için zaman kaybetmeyin. Sadece size fikir verecek kadar
öğrenmeye çalışın. Elektronik malzemeyi sadece bacakları olan bir kutu olarak
kabul edin. Fakat fonksiyonlarını ve ne işe yaradığını öğrenmek için KATALOG
KULLANMAYI çok iyi öğrenin. Kataloglarda yer alan sembol, terim ve grafiklerin
ne anlama geldiğini ve nasıl kullanılacağını öğrenin.
Diyot biraz önce de
söylediğim gibi bir PN bağlantısından oluşur. P tipi yarı iletkenin bulunduğu
alana ANOD, N tipi yarı iletkeninin bulunduğu alana KATOD denilir. Üzerinden
geçen elektrik akımı anottan katoda doğrudur. 
Düşük güçlü diyotlar cam,
plastik gibi kılıflara sahip olup yüksek güçlü olanları ısıya dayanıklılığı
sağlamak için metal yada seramik kılıflar içindedir. Diyotların fiziksel
kılıfları silindirik, dikdörtgen yada şaseye vidalanır türde olabilir. Bütün
diyotlarda dış kılıfı üzerinde katot ucunu gösteren bir işaret vardır. Küçük
diyotlarda katot ucuna yakın bir bant bulunur. Yüksek güçlü metal kılıflı
diyotların metal kılıfları katot olup diğer ucu anod dur. Köprü diyotların
içinde dört adet diyot oldugu için üzerlerinde ya uçlarını da gösterecek şekilde
sembolleri yada bağlantı volajlarının polariteleri gösteren +, - gibi semboller
vardır.
Bir diyodun anodunu pozitif gerilime, katodunu negatif gerilime
bağlarsak üzerinden akım geçer (IF). Buna diyoddun düz biaslanması denir.
Diyodun adonuna negatif gerilim, katoduna pozitif gerilim verirsek üzerinden
akım akmaz (aslında ihmal edilebilir değerde çok az akım akar).
Şimdi diyot
karakteristiğini inceleyelim.
Volt - Amper karakteristiği
Volt -
Amper Karakteristiği aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. Bu eğri diyot düz
biaslandığı zaman elde edilen eğridir. 
Bu eğriyi elde etmek için gerekli devre şekli aşağıdadır.

Devreyi kurup
gerilim kaynağını yavaş yavaş arttırdığımızda okuduğumuz voltaj ve akım
değerlerini bir grafik kağıdı üzerinde işaretleyelim. V gerilimi 0V olduğunda VF
gerilimi ve IF akımı sıfır olacaktır. Gerilim kaynağını yavaşça artırdığımızda
diyot akımı IF çok az olarak artacaktır. VF gerilimi, PN bağlantısının engel
gerilimini aşacak büyüklükte olduğu zaman diyot akımı IF ani olarak yükselmeye
başlar. Diyot akımının ani olarak yükselmeye başladığı voltaj değerine Cut In
gerilimi, OFFSET Gerilimi, Threshold Gerilimi gibi isimler verilir. Bu voltaj
değeri örnek olarak germanyum diyotlar için yaklaşık VD=0,2V silisyum diyotlar
için yaklaşık VD=0,6V kadardır. VF gerilimi VD geriliminin çok fazla üzerine
çıkaracak olursak IF akımı çok fazla artar ve diyot ısınıp bozulur. Bunu önlemek
için diyoda akım sınırlayıcı seri bir direnç konabilir yada başka bir anlatımla
diyot üzerinden kataloğunda tavsiye edilen değerden fazla akım geçirmemek
gereklidir.
Diyot ters biaslandığı zaman VR pratikte akım geçirmez
olarak kabul edilir. Gerçekte ise diyodun içindeki kristal yapının sahip olduğu
azınlık taşıyıcılarından dolayı çok küçük bir akım IR geçer. IR akımı VR arttığı
zaman ve ısı arttığı zaman çok azda olsa yükselir. Bir diyodun ters biasdaki V-I
karakteristiği aşağıdaki şekilde gösterilmiştir. 
Şekilde de görüldüğü gibi VR
voltajı fazlaca yükseltilip VBR voltajı aşıldığı zaman IR akımı aniden ve çok
fazla artar. Bu durumda normal bir diyotta VR voltajı azaltılsa bile IR akımı
azalmaz. Artık diyot bozulmuştur. Ters gerilimle diyodu bozan bu gerilime VBR
KIRILMA (Break Down) voltajı adı verilir. Bir örnekle bunu açıklayalım. 1N4007
diyodunun kataloğuna baktığımız zaman 1000V ve 1Amp. değerlerini görürüz.
Buradaki 1000V değeri uygulanabilecek en çok ters gerilim değeridir. Bu,
özellikle alternatif akım uygulamalarında önem kazanır. Diyodun iki ucuna doğru
bias olarak 1000V verecek olursak geriye biraz kül ve duman kalır. 1 Amper ise
diyot üzerinden geçebilecek en çok akım değeridir. Kırılma diyotlarda iki
şekilde gerçekleşir. Bu, diyodun kullanım amacına göre fabikada imalat sırasında
yapımcıları tarafından dikkate alınır. Birincisi, çığ (Avalanche) kırılması.
Diyoda yüksek ters bias uygulandığında diyot üzerinden geçen akım çığ gibi
artarak diyodu bozar. Bir üst paragrafta anlatığım olay gerçekleşir.
İkincisi, Zener kırılmasıdır. Zener kırılması özelliğine sahip diyotlarda
yüksek ters bias uygulandığında, diyot üzerinden geçen akım artsa bile diyot
üzerindeki voltaj sabit kalır. Bu özelliğe sahip diyotlara ZENER DİYOT denilip
voltaj düzenleyici (regülatör) olarak kullanılır.
Değerli arkadaşlarım
diyotların pek çok uygulaması vardır. Bunların tamamını bu sayfada anlatmak
mümkün değildir. Bunlardan bazılarını sırası geldikçe, bazılarınıda hemen
anlatmaya başlayacağım. Bazılarınıda sizin yorumlayarak bulmanızı isteyeceğim.
Size sorduklarımı klasik öğrenciler gibi bir bilene sormanızı istemem. Sadece
anlattıklarımla ve sizin yorumlamanızla bulmaya çalışmanızı istiyorum.
DİYOT UYGULAMALARI
Aslında içinde diyot olan her devre bir diyot uygulaması değildir. Önemli
olan orada diyodun ne işe yaradığı, hadi biraz daha ileri giderek devre içindeki
diyodun nasıl çalıştığını anlamak olabilir. Bazı devrelerin nasıl çalıştığını
anlamak için çok ileri derecede matematik ve telekomünikasyon bilgisi
gereklidir. Yazılarımın bazı bölümlerinde elden geldiğince basit olarak,
görünüşleri oldukça basit fakat yaptıkları işler enteresan olan bu devreleri de
açıklamaya çalışacağım. Elektronikte öyle devreler vardır ki buralarda diyot
olmazsa olmaz. Bu devrelerin başında doğrultucular gelir. Aslında Temel
Elektronik tamamen teorik olarak anlatılması gerekse de araya bu tür açıklayıcı
anlatımlar koyarak okuyucunun ilgisinin çekileceği kanısındayım. Yeni seçtiğim
konu başlığına dikkat ederseniz Doğrultucular dedim. Güç Kaynakları demiyorum.
Çünkü Güç Kaynakları özel bir anlatım gerektirmektedir. Fakat, özellikle Doğru
Akım Güç Kaynaklarının (DC Power Supply) önemli bir kısmını doğrultucular
oluşturmaktadır.
Doğrultucular:
Doğrultucular alternatif akımı, örneğin şehir şebekesini doğru akıma
çevirmeye yarar. Kullanım yerleri olarak, elektronik devrelerin DC ihtiyaçlarını
karşılamak yada güç kaynaklarının ön devresi olmalarını söyleyebiliriz.
Doğrultucuların üç tipi vardır.
1-Yarım dalga doğrultucu
2-Tam
dalga doğrultucu
3-Köprü Doğrultucu
Yarım
Dalga Doğrultucu:
Doğrultucuyu açıklaman önce bir altın kuralı tekrar
hatırlatmak isterim. Bir diyottan akım geçebilesi için anodunun katoduna göre
pozitif olması gerekmektedir.
Örneğin silisyum bir diyot için;
Anod: 1V,
Katot:0V Akım geçer.
Anod: 10V, Katot:9V Akım geçer.
Anod: -5V,
Katot:-6V Akım geçer.
Anod: 5V, Katot:6V Akım geçmez.
Aşağıdaki
şekilde bir yarım dalga doğrultucu görülmektedir. 
Doğrultucunun a ve b uçları
arasına alternatif bir gerilim uygulayalım. Burada bir açıklama yapacağım. Böyle
bir şekil gördüğünüzde, t1 ve t2 zamanları arasında a ucu b ucuna göre pozitif,
t2 ve t3 zamanları arasında a ucu b ucuna göre negatif olur. t1 ve t2 zamanları
arasında a ucu b ucuna göre daha pozitif olur. a ucu pozitif olduğu için diyodun
anodu da pozitif olur.b ucu negatif olacağı için c ucu yani diyodun katodu
negatif olur. t1 ve t2 zamanları arasında diyodun anodu katoduna göre daha
pozitif olacağı için diyot üzerinden bir akım geçer.
Geçen bu akım yük
direnci RL nin üst tarafı pozitif, alt tarafı negatif yapar. t2 ve t3 zamanları
arasında a ucu b ucuna göre daha negatif olacağı için diyodun da anodu katoduna
göre daha negatif olur ve diyot akım geçirmez. Bunun sonucu olarak t2 ve t3
zamanları arasında yük
direnci RL üzerinde bir gerilim oluşmaz. Böylece
alternatif akımın her pozitif bölgesi geldiğine yük direnci RL üzerinde
aşağıdaki şekilde gösterilen biçimde bir gerilim oluşur. 
Şimdi diyebilirsiniz ki "Bu
şeklin neresi DC. Tam olarak AC tanımına uyuyor. Yani yönü ve genliği zamana
göre değişiyor." Kısmen haklısınız. Dikkat edecek olursanız genliği hep pozitif
olarak değişiyor. Şu aradaki boşluklar olmasa tam DC olacak. Şimdi devrenin
çıkışına, yük direncine paralel olarak bir kondansatör koyalım. 
Diyottan akım geçtiği
zamanlarda yani t1 ve t2 zamanları arasında geçen akım hem RL yükünü beslediği
gibi aynı zamanda C kondansatörünü doldurur. Diyottan akım geçmeyen t2 ve t3
zamanları arasında kondansatör üzerinde biriken elektrik yavaş yavaş RL yükü
üzerinden boşalır. Başka bir değişle t2 ve t3 zamanları arasında RL yükünü
besleme işini kondansator üstlenir. Bu şekilde devremizin çıkışındaki dalga
şeklide aşağıdaki gibi olur.
Şekilden de görüldüğü gibi dalga şekli DC ye çok yaklaşmış
olur. Devredeki kondansatörün değerini arttırarak dalgalanmayı azaltabiliriz. Bu
dalgalanmayı örneğin bir yükselteçte vınlama olarak duyabiliriz. Kondansatörü
teorik olarak çok arttırmak mümkündür. Fakat yüksek değerli kondansatörler çok
yüksek akımlarla dolacağı için çok yüksek akımlara dayanacak diyotlar
gerektirir. Bunun yerine doğrulucu devrelerin çıkışlarına regülatör devreleri
kullanılır.
Tam Dalga Doğrultucu:
Aşağıdaki
şekilde bir tam dalga doğrultucu
görülmektedir.

Şekil
dikkatli incelenirse iki adet yarım dalga doğrultucudan oluştuğu rahatlıkla
görülmektedir. Yarım dalga doğrultucudan hatırlayacağınız gibi diyotlar
girişteki sinyalin her pozitif bölümünde iletime geçmektedir. Yani t1 ve t2
zamanları arasında D1 diyodu t2 ve t3 zamanları arasında D2 diyodu iletime
geçmektedir. Yük direnci üzerindeki dalga şekli aşağıdaki gibi olur.

Yukarıdaki tam
dalga doğrultucunun çıkış dalga şekli ile yarım dalga doğrultucunun çıkış dalga
şekilleri arasındaki fark, yarım dalga doğrultucuda olan boşlukları tam dalga
doğrultucuda olmayışıdır. Şimdi doğrulucunun çıkış uçları arasına bir
kondansatör koyalım. 
D1 ve D2 diyotları her iletime geçtiklerinde RL yükünü
besledikleri gibi, C kondansatörünü de doldururlar. Diyotlar üzerinden akan
akımlar giriş gerilim dalga şeklini izleyecekleri için D1 diyodu girişindeki
gerilim t1 zamanından itibaren hızla yükselir, bu yükselme sırasında hem yükü
besler hem de C kondansatörünü doldurur. Giriş gerilimi hızla azalmaya
başladığında kondansatör yavaş yavaş yük üzerinden boşalmaya başlar. Giriş
gerilimi kondansatör üzerindeki gerilimden daha aşağı değere indiği zaman yani
D1 diyodunun anodu katoduna göre daha negatif olduğu zaman diyodu artık akım
iletmez. Yükü besleme işini kondansatör yüklenir. D1 diyodunun anodundaki
gerilim negatif kesime geçtiği zamanda D2 diyodunun anodundaki gerilimde pozitif
olarak yükselmeye başlamıştır. D2 diyodunun anodundaki gerilim halen yük
üzerinden boşalmaya devam eden kondansatör üzerindeki gerilimden daha pozitif
voltaj değerine geldiği zaman D2 diyodu iletime geçer. Hem yükü besleme işini
yüklenir hem de kondansatörü yeniden doldurur. Bu işlem art arda devam ederken,
çıkışta da aşağıdaki dalga şekli oluşur. 
KÖPRÜ DOĞRULTUCU
Köprü Doğrultucu aslında
Tam Dalga Doğrultucu özelliğinde olup sadece giriş gerilim kaynağı Tam Dalga
Doğrultucu gibi ortası sıfırlı olmayıp, tek bir AC kaynak ile beslenmektedir.
Aşağıdaki şekilde Köprü Doğrultucu görülmektedir.
Köprü Diyotlar dört ayrı diyot
ile yapılabileceği gibi dört diyot birleştirilmiş şekli ile de piyasada
satılmaktadır.
Yukarıdaki devrenin girişine (e-f uçları arasına) bir
alternatif gerilim uygulayalım. t1 zamandan itibaren pozitif yönde yükselmeye
başlayan giriş gerilimi, a ucunu pozitif b ucunu da negatif yapacaktır. Bu anda
a ucuna bağlı diyotladan D1 diyodunun anodu, D3 diyodunun da katodu pozitif
olacaktır. Aynı şekilde b ucuna bağlı diyotlardan D2 diyodunun katodu negatif,
D4 diyodunun da anodu negatif olacaktır. Dikkat edilirse D1-D4 diyotlarının
katotlarının birleştiği c noktası ile D3-D2 diyotlarının anodlarının birleştiği
d noktaları arasına bir yük direnci bağlanmıştır. (Yük direnci bizim
kullandığımız elektronik bir devre olabileceği gibi şekildeki hali ile bir
direnç de olabilir.) Anodu pozitif olan D1 diyodu ile katodu negatif olan D2
diyodu üzerinden bir akım akmaya başlar. Akan akım yük direncinin üst ucundan
girip ait ucunda çıktığı için yük direncinin üst ucunu pozitif, alt ucunu da
negatif yapacaktır. D1 ve D2 diyotları üzerinden akan akım t1-t2 zamanı boyunca
yani a noktasının pozitif, b noktasının negatif olduğu sürece devam edecektir.
Bu durum aşağıdaki şekilde görülmektedir. 
t2 zamanda sıfır volt değerine
düşen giriş gerilimi hemen negatif yönde yükselmeye başlayacaktır. t2 zamandan
itibaren negatif yönde yükselmeye başlayan giriş gerilimi, a ucunu negatif b
ucunu da pozitif yapacaktır. Bu anda a ucuna bağlı diyotladan D1 diyodunun
anodu, D3 diyodunun da katodu negatif olacaktır. Aynı şekilde b ucuna bağlı
diyotlardan D2 diyodunun katodu pozitif. D4 diyodunun da anodu pozitif
olacaktır. Anodu pozitif olan D4 diyodu ile katodu negatif olan D3 diyodu
üzerinden bir akım akmaya başlar. Akan akım yük direncinin üst ucundan girip ait
ucunda çıktığı için yük direncinin üst ucunu pozitif, alt ucunu da negatif
yapacaktır. D4 ve D3 diyotları üzerinden akan akım t2-t3 zamanı boyunca yani a
noktasının negatif, b noktasının pozitif olduğu sürece devam edecektir. Bu durum
aşağıdaki şekilde görülmektedir.
Çıkış gerilimin doğru akım (DC) şeklinde olabilmesi için yük
direncine paralel bir kondansatör koyarsak çıkış dalga şekli ve devre aşağıdaki
gibi olur.
Geçen
ay ki yazımdan hatırlayacağınız üzere Tam Dalga doğrultucu çıkış dalga şekli ile
bu şekil aynı. O zaman aralarında ne fark var? Neden, hangisini tercih
etmeliyiz? Şimdi hem özet hem de farkları bir bakışta anlamak için bir özet
tablo yapalım. Aşağıdaki tabloda giriş voltaj kaynağı olarak trafo olduğu
düşünülmüştür. Bu tabloda verdiğim basit formüller yardımı ile kendinizde bu
doğrultucular için hesaplar yapabilirsiniz.
Yarım
Dalga
Tek sekonder sarımlı trafo
Tek diyot
Büyük dalgalanma
voltajı
Trafo sekonderi üzerinden DC geçer. Bu iyi değildir.
Trafo
gereksiz yere fazla ısınır.
Vo=Vi x 1.41 - (Idc / 2 x C x f)
C=Idc x
0,012 / Vrpp
Büyük Kondansatör
Tam Dalga
Çift sekonder sarımlı trafo
Tek sekonder sarımlı trafo
İki
diyot
Küçük dalgalanma voltajı
Küçük Kondansatör
Trafo sekonderi
üzerinden DC geçmez.
Vo=Vi x 1.41 - (Idc / 4 x C x f),
C=Idc x 0,006 /
Vrpp
Köprü
Dört diyot
Küçük dalgalanma
voltajı
Küçük kondansatör
Trafo sekonderi üzerinden DC geçmez
Vo=Vi
x 1.41 - (Idc / 4 x C x f),
C=Idc x 0,006 / Vrpp
Doğrultucuların
çıkışlarındaki dalgalanma değerini çok azaltmak istersek yada başka bir değişle
DC ye çok yaklaştırmak istersek C değerini çok büyütmek gerekir. Bunun
sakıncaları vardır. Örneğin diyotları gerektiğinden çok büyük seçmek gerekir.
Bunun yerine dalgalanmayı kabul edilebilir bir seviyede tutup doğrultucunun
çıkışına bir regülatör yapmak daha çok tercih edilen bir yoldur.
Sembol Açıklamaları
Vo=DC çıkış voltajı
Vi=AC giriş
voltaji. (rms olarak yani normal AVO metrenizin
AC pozisyonunda okuduğu
değer)
Idc=Doğrultucudan çekilecek akım. Yada yük üzerinden geçecek akım.
C=Farad olarak kondansator değeri
F= Hz olarak frekans değeri.(Şehir
şebekesi için 50Hz)
Vrpp=Çıkış voltajının tepeden tepeye dalgalanma değeri.
Bu değeri osiloskop ile görebiliriz. Yada bir yükseltecin çıkışında hummmm sesi
olarak duyabilirsiniz. Yukarıdaki formül ile istediğimiz dalgalanma değeri için
kondansatör hesaplanabilir. Aynı formülü kullanarak hazır bir devrenin çıkış
voltajının dalgalanma değeri de bulunabilir.
Bazı elektronik devreler sadece
tek voltaj kaynağı ile beslenmezler. Bir kısmı hem pozitif hem de negatif voltaj
gerektirir. Aşağıdaki şekil böyle bir güç kaynağını göstermektedir. Şekle
bakıldığında bu güç kaynağının aslında iki adet tam dalga doğrultucudan oluştuğu
rahatlıkla görülmektedir. Eğer elimizde bir adet ortası sıfırlı bir trafo ve
dört diyot varsa yada bir köprü diyot varsa bu devreyi kolaylıkla yapabiliriz.
Bu devre ile ilgili formüller aynen tam dalgada kullanılan formüllerdir.
Kırpıcılar (Clipper)
Bazı elektronik devrelerin girişlerine sadece pozitif yada negatif
sinyallerin verilmesi gerekebilir. Bazı devrelerin girişlerine ise sabit
genlikte sinyaller verilmesi gerekebilir.
O zaman giriş sinyali devreye
verilmeden önce uygun kırpıcıdan geçirmek gereklidir. Sadece pozitif yada
negatif sinyalleri geçiren kırpıcılar çıkışında kondansatörü olmayan bir yarım
dalga doğrultucudan ibarettir. Bunlara ilişkin örnekler aşağıda verilmiştir.

Devrenin girişine
sabit genlikte bir sinyal uygulamak gerekirse aşağıdaki örnek yapı kullanılır.
Hatırlayacağınız gibi aslında diyotların iletime geçebilmeleri için
üzerlerindeki voltajın belli bir değerin üzerine çıkması gerekmekteydi. İletime
geçen diyodun üzerindeki voltaj sabit kalmaktadır. Bu özellik kullanılarak giriş
sinyalleri diyotların açma voltajları ile sınırlandırılır. Bu devrenin en büyük
uygulaması FM alıcılardaki kirpıcı (LIMITER) devresidir. www.diyot.net
Limiter şekli

Kenetleme (Clamp) devreleri.
Kenetleyici bir AC sinyali
farklı bir DC seviyesine çıkarıp kenetleyen yani hep orada kalmasını sağlayan
devredir.
Şimdi birkaç kenetleme devresi inceleyelim.
Örnek 1: 
Yukarıdaki devrenin girişine
bir sinyal uygulayalım. t1 zamanında C kondansatörü boş olduğu için kısa devre
gibi davranacak, bundan dolayı diyodun anodu pozitif, katodu ise negatif
olacaktır. Yani t1-t2 zamanları arasında diyot iletime geçip kısa devre olacak,
çıkış voltajı da 0V olacaktır. Bu arada C kondansatörü sanki girişe uygulanan
sinyale paralel bağlanacağı için giriş sinyalinin tepe değerine kadar
dolacaktır. t2-t3 zamanları arasında devre girişinin a ucu negatif, b ucu
pozitif olacaktır. Bu durumda diyot açık devre olacaktır. Şimdi buraya dikkat
edelim. Devrenin çıkışa bağlı b ucu pozitif, a ucu negatif, C kondansatörünün a
ucuna bağlı yeri bir önceki şarjdan dolayı pozitif, çıkışa bağlı ucu negatif
olacak. Yani giriş sinyali ile C kondansatörü üzerindeki şarj seri bağlı
bataryalar olarak davranacaktır. Giriş sinyali ile kondansatör üzerindeki
voltajlar toplanacak t2-t3 zamanları arasında çıkış voltajı,
Vo=(-Vi) +
(-VC) olacaktır. C üzerindeki şarj giriş voltajına eşit olacağı için çıkış
voltajı da t2-t3 zamanları arasında Vo=2 x (-Vi) olacaktır. t3-t4 zamanları
arasında a ucu tekrar pozitif, b ucu da negatif olacaktır. C kondansatörü
üzerindeki gerilim boşalmayacağı (aslında çok azda olsa boşalır, fakat bu çok
önemli değildir) için kondansatör ile giriş geriliminin toplamı çıkışta, çıkış
voltajı olarak görülecektir. Bu değer, Vo=(Vi) + (-VC) , Vi=VC olacağı için
çıkış voltajı da 0 volt olacaktır. Görüldüğü gibi, giriş voltajının seviyesini
negatif olarak kaydırdık.
Yukarıdaki devredeki diyodun yönünü ters çevirerek
çıkış gerilimini pozitif yöne kaydıra biliriz. Böyle bir devrenin şekli aşağıda
görülmektedir. 
Kenet 2
Kenetleme devreleri ilk bakışta pek bir işe yaramaz gibi görülse de
özellikle fazla güç istemeyen fakat yüksek gerilim gerektiren yerlerde, yada
trafo kullanmadan bir AC gerilimi negatif yada pozitif olarak arttırılması
istenilen yerlerde öncelikli olarak kullanılır. Bir örnek verecek olursak,
renkli TV lerde ekran için 25KV gibi bir gerilime ihtiyaç vardır. Bu gerilimi
eski siyah beyaz TV lerde olduğu gibi direk trafo ile elde etmek yolu yerine
kenetleme devreleri art arda bağlanır, en sonuna da bir yarım dalga doğrultucu
bağlanarak istenilen yüksek gerilim elde edilir. Kenetleme devreleri
kullanılarak yapılan bir gerilim çoğaltıcı şekli aşağıda verilmiştir. 
www.diyot.net