FET (Alan Etkili Transistör) Junction Field Effect Transistör
FET transistörlerin kullanılması için ilk
öneriler 1955 li yıllara dayanmaktadır. Fakat o zaman ki üretim teknolojileri
bilim adamlarının kafalarında oluşanları üretime yansıtacak kadar yeterli
değildi. Bu nedenle FET transistörlerin yapımları ve kullanımları daha sonralara
kaldı.
FET transistörler iki farklı ana grupta üretilmektedir. Bunlardan
birincisi JFET (Junction Field Effect Transistör) yada kısaca bilinene adı ile
FET, ikincisi ise MOSFET ( Metal Oxcide Silicon Field Effect Transistör) yada
daha az bilinen adı ile IGFET (Isolated Gate Field Effect Transistör).
Transistör yada BJT Transistör iki taşıyıcı grubu ile çalışmakta idi.
Örneğin NPN bir transitörün emitöründen giren elektronlar emitör içinde çoğunluk
taşıcısı olmaktadır. Sonra P tipi beyz içinden geçerken azınlık taşıyıcısı
olmakta, en son N tipi kollektörden geçerken tekrar çoğunluk taşıyıcısı
olmaktadır. FET içinde ise elektronlar sadece N tipi yada P tipi madde içinden
geçmektedir. Sadece çoğunluk taşıyıcıları ile çalışmaktadır. Bu nedenle yapısal
farklılığı vardır. Ayrıca en önemli kullanım özelliklerinden biride giriş
dirençleri çok yüksektir. Bu nedenle bağlandıkları devreleri yüklemezler. Az
gürültü ürettikleri için giriş devreleri için tercih edilirler.
İki tip FET
i ayrı ayrı inceleyelim.
JFET:

Anlatımlarımda sadece N kanal JFET i kullanacağım. P kanal
JFET, N kanal JFET in çalışması ile aynı olup beslemelerin polariteleri ile N ve
P maddelerin yerleri değişmektedir.
Ortadaki N maddesinin bir ucu D (drain -
akaç) diğer ucu ise S (source kaynak) olarak adlandırılır. Ortadaki bu parça
aynı zamanda kanal channel olarak adlandırılır. Kanalın alt üst kısımlarındaki P
tipi parçalar birleştirilmiş olup G (gate kapı) olarak adlandırılır.
Yukarıdaki şekle bakarsanız. VDD kaynağının negatif ucu source ucuna,
pozitif ucu drain ucuna bağlanmıştır. Bu nedenle akacak olan ID akımı drain den
source ye doğrudur. VGG kaynağının eksi ucu P maddesinden yapılmış olan gate ye,
artı ucu ise source ye bağlanmıştır. Yani gate ve kanal ters polarmalanmıştır.
Bu sebepten gate akımı IG =0 olacaktır. www.diyot.net
Şimdi VGG voltajının 0V olduğunu
düşünelim. O zaman VDD voltajının oluşturduğu akım ID, drainden source ye doğru
ve maksimum olarak akacaktır. ID akımını sınırlayan sadece kanalın kesitidir. Bu
kesit yada hacim de kadar büyük olursa ID akımı da o kadar büyük olarak
akacaktır.
Şimdi VGG voltajını biraz pozitif olarak arttıralım. O zaman P
maddesinden yapılmış gate ile N maddesinden yapılmış olan kanal ters
polarmalanacaktır. P maddesindeki boşluklar VGG kaynağından gelen elektronlarla
doldurularak gate etrafında (p maddesi etrafında) bir yayılma alanı
yaratacaktır.

Gate ile
source arasında sadece VGG voltaj kaynağı olduğu için gate source arasında
sadece VGG nin yaratığı ters polarizasyon, gate ile drain arasında VGG + VDD
kaynağı olduğu için source - drain arasındaki ters polarizayson VGG + VDD kadar
olacaktır. Bu sebepten yayılmanın profili source trafında daha az, drain
tarafında daha fazla olacaktır. Bu yayılma kanalı daralttığı için ID akımı
azalacaktır. VGG voltajını daha da arttırırsak alan iyice yayılarak bütün kanalı
kapatır ve ID akımı sıfır olur. ID akımını sıfır yapan VGG voltajına Pinchoff
voltajı Vp denir.


Yukarıdaki
şekilde VGS voltajını Vp voltajının biraz altında sabit tutalım. VDS voltajını
sıfırdan itibaren yavaşça arttıralım. Bu durumda kanal bir miktar açık olduğu
için ID akımı sıfırdan itibaren biraz yükselecektir. VDS voltajını
arttırdığımızda ID akımı da doğrusal olarak artacaktır. Bu durum yani ID
akımının doğrusal olarak artması VDS voltajının, VGS ile Vp nin farkına eşit
olduğu (VDS = VGS - Vp) değere kadar devam eder. VD voltajı daha da arttırılırsa
(VDS >= VGS - Vp) kanal genişliği VDS voltajına bağlı olarak ve aynı oranda
daralır. Yada bu kritik değerden sonra kanal direnci VDS voltajı ile aynı oranda
artar. Sonuçta VDS voltajı bu kritik değerden sonra ne kadar arttırılırsa
arttırılsın ID akımı sabit kalır ve ID akımı VGS voltajı ile kontrol edilir. www.diyot.net
Eğer VGS voltajını sıfır yaparsak, VDS voltajı Vp değerine kadar
yükseltilirse kanal genişliği minimum değerine ulaşır. Bu durumdaki ID akımına
doyum akımı yada IDSS akımı denir. IDSS ile ID akımı arasındaki bağıntı:
ID=
IDSS (1 - (VGS / Vp)2 )
Bu durum biraz karıştı. Basit bir özet yapalım.

Buradaki birinci bölge
SABİT DİRENÇ bölgesi olarak tanımlanır. Bu bölgede VDS değeri küçüktür. Bu
çalışma durumunda KANAL DİRENCİ gate ye uygulanan TERS BAYAS voltajı ile kontrol
edilir. Bu uygulamalarda JFET Voltaj Kontrollü Direnç olarak çalışır.
İkinci
bölge SABİT AKIM bölgesi olarak tanımlanır. Bu bölgede VDS değeri büyüktür. ID
akımı gate voltajına bağlı olarak değişir, VDS değerinden bağımsızdır. Sabit
akım bölgesi BJT transistörün CE bağlantısına benzer. Aralarında tek fark
vardır. BJT Transistörde IC akımı IB AKIMININ fonksiyonudur. JFET Transistörde
ID akımı gate ye uygulanan VOLTAJIN fonsiyonudur.
JFET in ID akımını veren
formül;
ID= IDSS (1 - (VGS / Vp)2 )
Olarak vermiştim. Bu formülün sabit
akım bölgesi için çizimine JFET TRANSFER KARAKTERİSTİĞİ denir. Aşağıdaki şekil
buna bir örnektir.

Bu
örnekte IDSS akımı 5mA, Vp voltajı 4V olarak çizilmiştir. Şekildeki transfer
eğrisi görüldüğü gibi doğrusal DEĞİLDİR. Bu nedenle, örneğin VGS giriş voltajı
3V dan 2V a getirildiğinde ID akımı yaklaşı 1mA değişir. Fakat VGS giriş voltajı
2V dan 1v a getirildiğine ID akımındaki değişiklik 2mA olacaktır.








MOSFET (Metal Oksit Alan Etkili Transistör) Metal Oxide Field Effect Transistor
MOSFET in anlamı, Metal Oksit Alan Etkili Transistör (Metal
Oxide Field Effect Transistor) yada Geçidi Yalıtılmış Alan etkili Transistör
(Isolated Gate Field Effect Transistor) dür.
Kısaca, MOSFET, IGFET yada
Surface Field Effect Transistör de denir. MOSFET, JFET' e pek çok yönden
benzerlik gösterir. JFET' de Gate Source ters polarmalanmış bir PN
oluşturmaktadır. MOSFET' de böyle değildir. MOSFET' de gate öyle
oluşturulmuşturki drain ile source arasındaki bölge üzerine silikon dioksit ve
onun üzerine de gate elektrodu (metal plaka) konularak yapılmıştır. Böylece gate
metal elektrodu ile drain ve source arasına bir yalıtkan konulmuş olur. Buradaki
yalıkan silikon dioksit dir. Bütün oksitler iyi birer yalıtkandır.
Hatırlarsanız, oksitlenmiş kontaklardan elektrik akımı geçmez ve biz de
oksitlenmiş yerleri temizleriz. Metal oksit ve yarı iletken ile bir Gate
oluşturur ve MOSFET adının oluşmasını sağlar. Bu nedenle gate gerilimine JFET'
de olduğu gibi bir sınırlandırma konulmamıştır. Tabi bu teoriktir. Gate
yalıtkanı o kadar incedir ki eğer bir koruma yoksa vücudumuzdaki gerilim bile bu
yalıtkanı delmeye yeter. Ayrıca bu yalıtkan yüzünden gate akımı neredeyse hiç
yoktur ve giriş empedansı çok yüksektir. Tipik olarak gate akımı 10 -14 A
(0,01piko amper) ve 10-14 ohm (10.000 Giga ohm).
Yukarda belirttiğim
gibi gate geriliminin sınırlı olmaması ayrıca MOSFET' de iki durumda çalışma
olanağı sağlar. Bunlar "Arttırılmış - Enhancement" ve "Azaltıcı - Depletion" çalışma şekilleridir.
Enhancemen tipi bir MOSFET' in iç yapısı ve sembolleri
aşağıdaki şekilde görülmektedir.


N+ nın
anlamı, n katkılı bölgenin fazlaca n katkılanmış olmasıdır. Enhancement MOSFET'
lere normal olarak çalışmayan "OFF" MOSFET lerde denir.


Enhancemen MOSFET' ler uygun
şekilde bayslanmadığı sürece üzerlerinden akım akmaz. Çünkü gate bayasının sıfır
olması ile drain - source arasında iki tane arka arkaya bağlanmış PN eklemi
vardır. Drain - Source voltajı ne değerde olursa olsun drain akımı akmaz.
Depletion tipi bir MOSFET' iç yapısı ve şekilleri aşağıda görülmektedir.


Depletion tipi MOSFET' ler
depletion tiplerinin tam tersidir. Bu tip MOSFET' ler normalde "ON" tipi MOSFET'
lerdir. Gate uygun şekilde bayslanmadığı sürece akım geçirirler.

MOSFET ile ilgili hesaplamalar
JFET ile büyük benzerlik gösterdiği için bu konuya girmeyeceğim.ID akımını veren
formül;
ID= IDSS x (1- (VGS/VT)2
Aşağıda Enhancement ve Depletion
MOSFET' lerinin karakteristikleri görülmektedir.

MOSFET, girişinde hiç güç
harcamadığı için ve drain - source arası tam olarak "ON" yapıldığında üzerinde
çok az güç harcar. Bu nedenle içinde çok sayıda transistör olması istenen
entegre devrelerin vazgeçilmez parçalarıdır. Yazımın baş taraflarında da söz
ettiğim gibi MOSFET' in gate sini oluşturan dioksit çok ince olduğundan vücut
elektriğinden bile kolayca bozulabilir. Bu durumu önlemek için gate ile MOSFET'
i oluşturan alt taş (substrate) arasına bir zener diyot fabrikasyon olarak
yerleştirilir. Bu zenerin iletime geçme voltajı düşük olacağına göre dışardan
gelebilecek gerilimler zener üzerinden kısa devre olur. Fabrikasyon tedbirler
alınmasına rağmen bu tür transistörleri taşırken dikkatli olmalı, eğer bacakları
bir tel yada benzeri bir şeyle kısa devre edilmişse bunu, transistörü yerine
takıdıktan sonra çıkarmalıdır.