TRANSİSTÖRLER
Transistör bir devre
elemanıdır. Bazı durumlarda 2, 3 yada 4 bacaklı olabilir. Bacakları farklı
isimler alabilir. Kesin olan bir şey ise transistörün yapısına göre akım yada
gerilim kazancı sağlayan, başka bir değişle YÜKSELTME işi yapan bir devre
elemanıdır. Transistörler aynı zamanda katı-hal "solid-state" devre
elemanlarıdır. Transistör yapımlarında silisyum, germanyum yada uygun karışımlar
kullanılmaktadır. Transitör bir grubun genel adıdır. Bu grup içinde BJT, FET,
MOSFET.....vardır.
İlk olarak BJT (Bipolar Junction Transistor) konusunu
anlatacağım. Neden Bipolar "çift kutuplu" denmektedir? Çünkü BJT içinde hem
çoğunluk taşıyıcılar hem de azınlık taşıyıcıları görev yaptığı için. Neden
junction "yüzey birleşimli". Buradaki "yüzeyi" ben koydum. Sebebi ise transistör
ilk icat edildiğinde yarı iletken maddeler bir nokta olarak birbirlerine
değermiş. Bu nedenle onlara "Nokta Değmeli Transistör" denirmiş. Artık
transistörler bir tost görüntüsünde olup yarı iletkenler birbirlerine yüzey
olarak yapışık şekilde üretilmektedir.
İki tip BJT transistör vardır. Birisi
NPN, diğeri PNP transistör. Bunları şekilleri ve sembolleri aşağıda
görülmektedir.

Birinci şekilde de görüldüğü gibi NPN transistör, N, P ve N
tipi yarı iletkenlerden oluşmuştur. Daha kalın olan N maddesi kollektör (
Collector ), kollektöre göre daha ince olan N maddesi emitör ( Emitter ) ve çok
ince olan " yaklaşık 0,002mm" P maddesi ise beyz (Base) olarak adlandırılır. PNP
transistör ise daha kalın olan P maddesi kollektör ( Collector ), kollektöre
göre daha ince olan P maddesi emitör ( Emitter ) ve çok ince olan " yaklaşık
0,002mm" N maddesi ise beyz (Base) den oluşur.
Buradaki C,B ve E harflerinin
anlamları ise
C TOPLAYICI,
B TABAN ve
E YAYICI dır.
Transistör İçindeki Hareketler
BJT transistörün çalışmasını
taşıyıcının 1; püskürtülmesi (injection), 2; sürüklenmesi (diffusion) birleşme
ve 3; toplanması (collection) olarak kısaca anlatabiliriz. Aşağıda NPN bir BJT
transistörün içinde oluşan akımlar ve nasıl oluştuğunu gösteren şekle bakalım.

E-B bağlantısı
VEE bataryası ile doğru bayaslanmıştır. C-B bağlantısı ile VCC bataryası ile
ters bayaslanmıştır.
1; Püskürtülme
NPN transistör içinde Elektronlar,
emitör bölgesi içinde Çoğunluk taşıyıcılarıdır. E-B bölgesine uygulanan doğru
bayas ile, (Emitor N tipi madde, buraya VEE bataryasının negatif ucu bağlanmış,
Beyz P tipi madde ve buraya da VEE bataryasının pozitif ucu bağlanmış.)
elektronlar VEE bataryasının negatif ucundan emitöre girerek beyze doğru
püskürtülürler. Emitörden beyz bölgesine püskürtülen elektronlar, emitör akımını
oluşturur ve IE olarak adlandırılır.
2; Sürüklenme
Beyz bölgesin giren
elektronlar burada azınlık taşıyıcısı oldukları için hareketleri bir
sürüklenmedir. Beyz bölgesi çok ince olduğundan, emitörden beyze doğru
püskürtülen elektronların ancak bir kısmı buradaki boşluklarla birleşir. Her
boşluk-elektron birleşmesinden dolayı yeni bir boşluk oluşur. Böylece az
miktarda elektron beyz bölgesinden VEE bataryasının pozitif terminaline gider.
Bu elektron akışı IB beyz akımını oluşturur.
Beyz bölgesinin çok dar
olduğunu, bu nedenle çok az boşluk-elektron birleşimi (recombination) oluştuğunu
ve bu nedenle de beyz akımının çok küçük değerde olduğunu az önce söylemiştim.
Bu akım aynı zamanda kollektor kesim akımı ( Collector Cut-Off current) ICO
olarak da adlandırılır.
3; Toplanma
Beyz bölgesinde boşluk-elektron
birleşmesi yapamayan oldukça çok sayıdaki elektron beyz içinde pozitif biaslı
kollektöre doğru sürüklenerek çekilirler. N tipi kollektör ters biaslı olduğu
için buradaki elektronlar VCC bataryasının pozitif ucu tarafından çekilmiş ve
kollektör içinde bolca boşluk oluşmuştur. İşte beyzden gelen elektronlar
kollektördeki bu boşluklarla birleşir. Her birleşme sunucu açığa bir elektron
çıkar. Bu elektronlarda kollektör terminaline bağlı VCC bataryasının pozitif ucu
tarafından çekilerek toplanır. Beyz içinde sürüklenen elektronların kollektör
tarafından çekilebilmesi için VCC geriliminin, VEE geriliminden daha büyük
olması yada başka bir değişle kollektör deki pozitif gerilim değerinin beyz deki
pozitif gerilim değerinden daha büyük olması gereklidir. (VCC > VEE) Bu
şekilde oluşan akıma Kollektör Akımı, IC denir.
Şimdi aklınıza şöyle bir
sonuç gelebilir. Eğer VEE gerilimini yeteri kadar büyütürsem beyz bölgesindeki
elektronların hepsi beyze bağlı VEE bataryasının pozitif ucu tarafından çekilir
ve kollektöre hiç elektron gitmez ve IC akımı oluşmaz. Yada başka bir değişle
VEE bataryasının değerini değiştirerek IC akımını değiştiririm, yani beyz
emitöre göre daha pozitif olduğunda IC akımı azalır, beyz emitöre göre daha az
pozitif olduğunda IC akımı artar. Bu doğrumudur? Eğer beyz maddesi en az emitör
kadar kalın olursa doğrudur. Gerçekte beyz o kadar incedir ki; E-B arasına
uygulanan gerilim, yani beyzde ki pozitiflik emitör tarafından çok yoğun
elektron gelmesini sağlar. Fakat beyz çok ince olduğu için üzerinde az miktarda
elektron-boşluk birleşmesi olur. IB akımını bu elektron-boşluk birleşmesi
sağladığı için her zaman IB beyz akımı IC kollektör akımından az olacaktır. Yani
buradaki püf noktası beyzin emitör ve kollektöre göre çok ince olmasıdır.
PNP transistör içindeki olayları çok kısa olarak açıklamak yeterli
olacaktır. PNP transistör içinde çoğunluk taşıyıcısı BOŞLUKLAR dır. Bağlanan
bataryaların kutupları ters, akım yönleri de ters dir. Yani NPN bir transistörde
beyz emitöre göre pozitif, kollektöre göre negatif, kollektör ise hem base hem
de emitöre göre pozitif olur. Akım yönleri ise kollektörden içeri doğru, beyz
den içeri doğru ve emitörden dışarı doğrudur. PNP bir transistör de beyz emitöre
göre negatif, kollektöre göre pozitif, kollektör ise hem base hem de emitöre
göre daha negatif olur. Akım yönleri ise kollektörden dışarı doğru, beyz den
dışarı doğru ve emitörden içeri doğrudur.
Yukarıdaki paragrafta söylediğimi
bir formül olarak yazarsak;
IE=IC+IB ,
Olup transistör üzerinden geçen
akımın denklemidir.
Hatırlanması gereken yada unutulmaması gereken bir
noktada, dikkat edilirse E-B bağlantısı bir diyot gibi. Yani PN birleşimi. Şimdi
bir hatırlama yapalım. Bir PN birleşimden akım geçebilmesi için eşik voltajının
aşılması gerekir. Bu voltaj değeri silisyum için yaklaşık 0,6V, germanyum için
yaklaşık 0.2 volt dur. Transistörden akım geçirilebilmesi için beyz-emitör
voltajının aşılması gereklidir.
TRANSİSTÖR DEVRELERİ
Bir transistörün temel denklemi; IE=IC + IB
idi.
Burada beyz akımı olan IB, IC ve IE akımlarına göre çok küçük
olmaktadır. Bunun sebebi de beyz bölgesinin çok ince olmasından
kaynaklanmaktadır.
Bir transistörün üç bacağı olduğu için üç ayrı tür ve
özellikte bağlantıya sahiptir. Bu bağlantılar;
1- Ortak Beyzli devre (Common
Base).
2- Ortak Emitörlü devre (Common Emmitter).
3- Ortak Kollektörlü
devre (Common Collector).
Bir devre hangi özellikte olması gerekiyorsa
içindeki transitörlerin de bağlantısı ona göre seçilmektedir.
Buradaki
anlatımlarım BJT transistörün tamamen DC (Doğru Akım) davranışları olacaktır.
Halbuki bir devrede hem AC hem de DC olabilir. Fakat AC de zaman zaman farklı
davranışlar (özellikle bobin ve kondansatör gibi) olur. Bu gibi durumları yeri
geldiği zaman açıklamaya çalışacağım.
Ortak Beyzli Devre

İlk önce devredeki akımları
inceleyelim. Kollektör akımı, emitör içerisinden gelen elektronların oluşturduğu
akım ile (INC), kollektör beyz bağlantısından geçen azınlık taşıyıcılarının
oluşturduğu ters doyum akımı (ICO) toplamlarına eşittir.
IC=INC + ICO
Geçen yazımdan da hatırlanacağı üzere emitörden gelen elektronların tamamı
kollektöre gitmemekte, bir kısmı beyze gitmektedir. Yani emitör akımı;
IE=
INC / a
Olarak yazılabilir. Bu formülden de görüldüğü gibi IE akımı INC
akımından mutlaka daha büyüktür. a (alfa) değeri daima birden küçük olup tipik
değeri 0,98 ile 0,9995 arasındadır. a değeri aynı zamanda AKIM KAZANCI (Forward
Current Transfer Ratio) olarak bilinir. Akım kazancını;
a =(IC - ICO)/IE
buradan IC eşitliği olarak yazacak olursak;
IC= a x IE + ICO
ICO akımı
çok küçük olduğu için pratikte pek önemsenmez ve hesaplama formüllerinde pek sık
kullanılmaz. O zaman yuarıdaki formül;
IC=a x IE olur.
Bir transistörün
akım kazancı tarifi olarak, DC çıkış gerilimi sabit tutularak, çıkış akımının
giriş akımına oranı olarak belirtilir. Buna göre ortak beyzli devrede akım
kazancı;
VCE sabit olmak üzere adc=hFB=IC/IE olur.
Ortak beyzli
devrelerin genel özellikleri;
Güç kazancı iyi
Gerilim kazancı iyi
Akım kazancı 1 den küçük
Giriş empedansı çok az, yaklaşık 20ohm - 50ohm
Çıkış empedansı çok yüksek, 1Mohm - 2Mohm
Giriş ve çıkış arasında faz
farkı yok.
Ortak beyzli devreler özelliklerinden de anlaşılacağı gibi giriş
empedansı düşük, çıkış empedansı yüksek devrelerde kullanılır. Bir örnek vermek
gerekirse; Bilindiği gibi antenlerin
empedansları düşük olur. Bu nedenle
tunerlerin anten giriş devresi olarak kullanılmaktadır.
Ortak Emitörlü
Devre

Ortak Emitörlü
devrede DC KISA DEVRE AKIM KAZANCI ß (Beta) olarak adlandırılır.
ß=a / (1 -
a)
ICO akımı çok küçük olduğu için göz ardı edilirse;
IC=ß x IB olur.
Yani, ortak emitörlü devrede DC giriş akımı IB, DC çıkış akımı IC değeridir.
Bu durumda DC akım kazancı;
VCE sabit kalmak üzere ßdc=hFE=IC/IB dir.
IB
değeri IC değerinden çok küçük olduğu için ß değeri büyük olur. Pratikte ß, 5
ile 500 arasında olabilir. ß değeri küçük olan transistörler genellikle güç
transitörleri olup, yüksek ß değerine sahip transistörler küçük
tarnsistörlerdir. ß değeri yada hFE değeri kataloglarda kolayca görülebilir.
Ortak emitörlü devrelerin genel özellikleri;
Güç kazancı çok yüksek
Gerilim kazancı iyi
Akım kazancı iyi
Giriş empedansı 1Kohm - 2Kohm
Çıkış empedansı 50Kohm dan küçük
Giriş ve çıkış arasında faz farkı var.
Ortak emitörlü devreler yaygın biçimde ön yükselteç devresi olarak
kullanılır.
Ortak Kollektörlü Devre

Ortak Kollektölü devrde DC
giriş akımı IB, DC çıkış akımı IE dir. Buna göre DC akım kazancı;
hFC=(ß +
1)
VCE sabit olmak üzere hFC=IE / IB olur.
Ortak kollektörlü devrelerin
özellikleri;
Güç kazanci iyi
Gerilim kazancı 1 den küçük
Akım
kazancı iyi
Giriş empedansı yüksek, örneğin 300Kohm
Çıkış empedansı çok
küçük, 2ohm - 300ohm
Giriş ve çıkış arasında faz farkı yok.
Ortak
kollektörlü devreler bağlandıkları devreleri yüklemezler. Çıkışları ise düşük
empedanslı olduğu için çoğunlukla güç yükselteci, regülatör çıkış katı ve tampon
devreler olarak yaygın olarak kullanılmaktadır.
Yukarıdaki anlatımların
tamamını NPN transistörler için yaptım. PNP transistörlerde aynı formüller
geçerli olup sadece akım işaretlerinin önüne - (eksi) işareti gelir.
TRANSİSTÖR ÇALIŞMA BÖLGELERİ
Bir aktif elemanın, yani şu sıralar
konumuz olan transistörlerin çalışma bölgeleri denince aklımıza o devrenin
hiçbir iş yapmazken ne durumda olduğu aklımıza gelmeli. Örneğin bir yükseltecin
volümü kısıkken içindeki transistörler ne durumda, üzerlerinden ne kadar akım
geçiyor, bacakları arasında ki voltajlar nasıl gibi. Bazen de transistörü normal
çalışması sırasında herhangi bir anda da hangi bölge içinde çalıştığı önemli
olabilir. Transistörün çalışma bölgeleri CE, CB ve CC için aynıdır. Aşağıdaki
örnek şekilde bir transitörün çalışma bölgelerinin tamamı görülmektedir.

Aktif Bölge
Transistörü normal bağladığımız zaman örneğin, NPN bir transistörün
kollektörü pozitif, emitörü kollektöre göre negatif ve beyzi emitöre göre
pozitif olduğu zaman aktif bölgede çalışır. Aktif bölgede kollektör akımı IC,
kollektör akımından bağımsızdır. Kollektör voltajı VCC değiştirilirse IC akımı
değişmez. IC akımı IB akımına bağlı olarak değişir. VCE voltajı VCC voltajının
yarısı civarında yada VCC den küçük, 1-2 volttan büyüktür.
Doyum
(Saturation) Bölgesi
Emitör ve Kollektör voltajları birbirine çok
yaklaştığına (burada bazen CB arası düz bayasta olabilir) transistör doyum
bölgesine geçer. Doyum bölgesinde IC akımı artık en büyük değere ulaşmıştır. IB
tarafından kontrol edilemez hale gelir. VCE voltajı çok küçülür. Transistör
hızla ısınarak bozulabilir. Bu nedenle transistörler özellikle doyum bölgesinde
uzun süre çalıştırılmamalıdır.
Kesim (Cut-Off) Bölgesi
Beyz ve
Emitör arası ters bayaslandığı zaman yada Beyz ve Emitör arası voltaj
transistörün VBE açma voltajına eşit yada küçük olduğu zaman transistör artık
kesim bölgesindedir. Bu durumda VCC voltajı ne olursa olsun IC akımı akmaz. VCE
voltajı VCC voltajına eşit olur. Kesim bölgesindeki transistörün elektronik
devrelerde uygulaması vardır. Uygulama örneklerini daha sonraki yazılarımda
anlatmaya çalışacağım.
Aşağıdaki örnekte transistörlü bir devrenin hangi
bölgede çalıştığını bulalım.
Devremizdeki transistörün özellikleri;
NPN
Silisyum (VBE=0,6V)
ß=100
VCC=12V
RC=2,7K
RB=200K
VBB=5V

Önce, bu devre için çalışma bölgesini belirlemek için ICmax
akımını bulalım
1- ICmax=VCC/RC
ICmax=12/2,7
ICmax=4,44mA
IB
akımı;
2-IB=(VBB-VBE)/RB
IB=(5-0,6)/200
IB=0,022mA
IC akımı;
3- IC=ß x IB
IC=100 x 0,022
IC=2,2mA
VCE voltajı;
4- VCE=VCC
- (IC x RC)
VCE=12 - (2,2 x 2,7)
VCE=6,06V
Bulduğumuz VCE değeri
6,06V olup anlaşılacağı gibi VCC voltajının ortalarında bir değerdir. Bu durumda
devremizin aktif bölgede çalıştığını söyleyebiliriz. Q noktasının yeri 6,06V ve
2,2mA dir. Bu durumu aşağıdaki şekilde görebiliriz.

Aynı devrede RB direncini
100K yapalım,
1- ICmax=VCC/RC
ICmax=12/2,7
ICmax=4,44mA
IB
akımı;
2- IB=(VBB-VBE)/RB
IB=(5-0,6)/100
IB=0,044mA
IC akımı;
3- IC=ß x IB
IC=100 x 0,044
IC=4,4mA
VCE voltajı;
4- VCE=VCC
- (IC x RC)
VCE=12 - (4,4 x 2,7)
VCE=0,12V
Bulduğumuz VCE değeri
0,12V olup anlaşılacağı gibi VCC voltajının çok altlarındadır. Daha doğru bir
değişle transistor kısa devre gibi olmuştur. Bu durumda devremizin doyumda
çalıştığını söyleyebiliriz. Q noktasının yeri 0,12V ve 4,4mA dir. Bu durumu
aşağıdaki şekilde görebiliriz.

Şimdide birinci devredeki her şeyi aynı bırakıp VBB voltajını
0,6V yapalım.
1- ICmax=VCC/RC
ICmax=12/2,7
ICmax=4,44mA
IB
akımı;
2- IB=(VBB-VBE)/RB
IB=(0,6-0,6)/200
IB=0mA
IC akımı;
3- IC=ß x IB
IC=100 x 0
IC=0mA
VCE voltajı;
4- VCE=VCC - (IC
x RC)
VCE=12 - (0 x 2,7)
VCE=12V
Bulduğumuz VCE değeri 12V olup
anlaşılacağı gibi VCC voltajına eşittir ve hiç akım geçirmemektedir. Bu durumda
devremizin kesimde çalıştığını söyleyebiliriz. Q noktasının yeri 12V ve 0mA dir.
Bu durumu aşağıdaki şekilde görebiliriz.

Yukarıdaki örnek çözümler,
devrede bulunabilecek başka dirençlerle değişebilir. Bizim buradan anlamız
gereken, bir transistör üzerinde ölçümler yaparak o transistörün hangi bölgede
çalıştığını anlamak olacaktır. Bir transistörün hangi bölgede çalıştığını
biliyorsak, bunu devrenin yapısına bakarak yada hesaplayarak bulabiliriz. Sonra
üzerindeki voltajları ölçerek devrenin hakikaten doğru çalışıp çalışmadığını
bulabiliriz. Bu bize özellikle arızalı bir devrenin onarımında yardımcı
olacaktır.
TRANSİSTÖR DEVRELERİNİN BAYASLANMASI www.diyot.net
Kısa bir hatırlatma gerekirse, bir transistörde ki kollektör akımı IC=IB x ß
idi. O zaman elimizde yeterli bilgi olduğu zaman transitörlü bir devrenin her
türlü DC değerlerini hesaplayabiliriz şeklinde düşünebiliriz. Nedir yeterli
bilgiler? Devredeki direnç değerleri, üzerlerine renk kodlarına bakarak
okuyabiliriz. Voltaj değeri, bir AVO metre ile kolayca ölçebiliriz. Transistörün
ß değeri onu da katalogdan bakarız.... Şimdi biraz düşünelim. Üreticiler
ürettikleri her malzemeyi bir sonraki ile tıpatıp aynı şekilde üretebilirler mi?
Yani bir direnç, bir kondansatör yada bir transistör bütün özellikleri ile bir
diğerinin aynısı olabilir mi? Olmaz! Olsa olsa çok yakını olur. Hadi bu kadar
kesin konuşmayalım ama tam eşitlik düşük bir olasılıktır. Arkadaşlar ısı
elektronik bir devrede, devrenin kararlı çalışmasını etkileyen önemli bir
faktördür. Bu sebepten devreler ısıdan en az eğişime uğrayacak şekilde
tasarlanmaktadır. Ayrıca devredeki elemanların toleransları yani olması gereken
değerden yüzde olarak sapmaları da devremizi etkiler. Örneğin bir transistörlü
devrede transistörün ß değeri %20 değiştiğinde IC değeri ne kadar değişiyor.
Yukarıdaki formüle göre IC akımının da %20 değişmesi doğal görünmektedir. O
zaman görünüşte aynı olan devrelerde de farklı sonuçlarla karşılaşmamızda doğal
olacaktır. Bu faklılaşma bazı devrelerde önemli olmayabilir. Bazı devrelerde de
çok önemli olabilir. Şimdi çeşitli bayaslama tekniklerini, özelliklerini
inceleyelim.
Sabit Bayaslama Devresi:

Bu devrenin Beyz akımı
IB=(VCC - VBE) / RB olduğunu kolayca olduğunu görebiliriz. Bu formüle
baktığımızda ß değerinin IB akımı ile alakalı olamadığını, ß değeri ne olursa
olsun IB akımını değiştiremeyeceğini görülebilir. Bu devrenin Kollektör akımı
ise, IC=IB x ß dır. Şimdi bu formülde ß değerindeki değişiklik aynen IC akımına
yansıyacaktır. Bu devre ile ilgili diğer formüller ise;
Maksimum IC akımı:
ICsat = VCC / RC
Kollektör - Emitör arası voltaj: VCE = VCC - (IC x RC)
Şimdi bir örnek yapalım, VCC=12V, RB=1M, RC=10K,
VBE=0V, ß=50 olsun.
ICsat, IB, IC ve VCE değerlerini bulalım.
ICsat = VCC / RC; ICsat = 12 / 10,
ICsat = 1,2mA
IB=(VCC - VBE) / RB; IB=(12 - 0) / 1000, IB=0,012mA
IC=IB
x ß; IC=0,012 x 50, IC=0,6mA
VCE = VCC - (IC x RC); VCE = 12 - (0,6 x 10),
VCE = 6V olur.
Şimdi bu transistörün bir nedenle bozulduğunu, ve yerine
aynısını taktığımızı!! düşünelim. Fakat bu transistörün ß değeri eskisinden %20
fazla olsun. IB akımı aynı kalacak fakat IC;
IC=IB x ß; IC=0,012 x 60,
IC=0,72mA olur.
Yani Sabit Bayaslama Devresinde %ß değişimi aynen IC akımına
yansıyacaktır.
Kollektör Geri Beslemeli Bayas:

Bu devrenin beyz akımını
oluşturan gerilim doğrudan kollektör gerilimidir. Şimdi dikkat edelim. Kollektör
gerimi kollekör akımına bağlıdır. Kollektör akımı da ß değerine bağlıdır.
Örneğin ß değerinin arttığını düşünelim. Bunun sonucu olarak IC akımı artacak
fakat VCE gerilimi azalacaktır. VCE gerilimi IB akımın sağladığı için, IB
akımına azaltma etkisi gösterecektir. Buda ß artmasından dolayı IC akımını
artışını azaltacaktır. Bu devrenin Formülleri;
IB=(VCC - VBE) / (ß x RC +
RB)
IC=IB x ß
VCE = VCC - (IC + IB) x RC
IB, IC akımından çok küçük
olursa IC akımının yaklaşık değeri;
VCE = VCC - (IC x RC) formülü de
kullanılabilir.
ICsat = VCC / RC
Şimdi bir örnek yapalım, VCC=12V,
RB=1M, RC=10K,
VBE=0V, ß=50 olsun. ICsat, IB, IC ve VCE değerlerini bulalım.
ICsat = VCC / RC; ICsat = 12 / 10, ICsat = 1,2mA
IB=(VCC - VBE) / (ß x
RC + RB); IB=12 / (50 x 10 + 1000);
IB=12 / 1500, IB=0,008mA
IC=IB x ß;
IC=0,008 x 50, IC=0,4mA
VCE = VCC - (IC x RC); VCE = VCC - (IC x RC),
VCE = 12 - (0,4 x 10), VCE = 8V
Şimdi bu transistörün bir nedenle
bozulduğunu, ve yerine aynısını taktığımızı!! düşünelim. Fakat bu transistörün ß
değeri eskisinden %20 fazla olsun. Bu durumda IC akımı;
IB=(VCC - VBE) / (ß
x RC + RB); IB=12 / (60 x 10 + 1000);
IB=12 / 1600, IB=0,0075mA
IC=IB x
ß; IC=0,0075 x 60, IC=0,45mA
Bu sonuca bakacak olursak, ß %20 değişmesine
rağmen IC %12,5 değişmiştir. Yani Kollektör Geri Besleme Bayaslama Devresinde %ß
değişimi aynen IC akımına yansımayacaktır. Transitörün çalışma noktasının
kararlılığı bu devrede daha iyidir.
Emitör Geri Beslemeli
Bayas;

Bu devre,
bir önceki Kollektör Geri Beslemeli Bayas devresindeki etkiyi gösterir.
Devre ile ilgili formüller;
IB=(VCC - VBE) / ((RB + (RE x (ß +1))
IC=IB x ß
VC=VCC - (IC x RC)
VE= IE x RE = IC x RE
VCE=VC - VE
ICsat = VCC / (RC + RE)
Şimdi bir örnek yapalım, VCC=12V, RB=1M,
RC=10K,
VBE=0V, RE=1K, ß=50 olsun. ICsat, IB, IC ve VCE değerlerini bulalım.
ICsat = VCC / (RC + RE); ICsat = 12 / (10 + 1), ICsat = 1,1mA
IB=(VCC -
VBE) / ((RB + (RE x (ß +1));
IB=12/ ((1000 + (1 x (50 +1))
IB=12/ 1051
IB=0,0114mA
IC=IB x ß
IC=0,0114 x 50
IC=0,57mA
VC=VCC - (IC
x RC)
VC=12 - (0,57 x 10)
VC=6,3V
VE= IE x RE = IC x RE
VE =
0,57 x 1
VE = 0,57 V
VCE=VC - VE
VCE=6,3 - 0,57
VCE=5,73V
Şimdi bu transistörün bir nedenle bozulduğunu, ve yerine aynısını
taktığımızı!! düşünelim. Fakat bu transistörün ß değeri eskisinden %20 fazla
olsun. Bu durumda IC akımı;
IB=(VCC - VBE) / ((RB + (RE x (ß +1));
IB=12/ ((1000 + (1 x (60 +1))
IB=12/ 1061
IB=0,0113mA
IC=IB x ß
IC=0,0113 x 60
IC=0,678mA
Bu sonuca bakacak olursak, ß %20
değişmesine rağmen IC %18,9 değişmiştir. Yani Emitör Geri Beslemeli Bayaslama
Devresinde %ß değişimi aynen IC akımına yansımamıştır. Eğer kullanılan
transistörün ß değeri yüksek olsaydı bu devrenin de kararlılığı iyi çıkacaktı.
Bu devrenin kararlılığı Kollektör Geri Besleme Bayaslama Devresinden daha
kötüdür.
Kollektör ve Emitör Geri Beslemeli Bayas;
Bu devre adından
da anlaşılacağı gibi her iki devrenin kararlılığa yaptığı etkilerin tümümü
taşır.

Devre
ile ilgili formüller;
IB=VCC-VBE / ((ß x RC) + RB + (1 + (ß x RE)))
IC=IB x ß
VC=VCC - (IC x RC)
VE= IE x RE = IC x RE
VCE=VC - VE
ICsat = VCC / (RC + RE)
Şimdi bir örnek yapalım, VCC=12V, RB=1M, RC=10K,
VBE=0V, RE=1K, ß=50 olsun. ICsat, IB, IC ve VCE değerlerini bulalım.
ICsat = VCC / (RC + RE); ICsat = 12 / (10 + 1)
ICsat = 1,1mA
IB=VCC-VBE / ((ß x RC) + RB + (1 + (ß x RE)))
IB=12 / ((50 x 10) + 1000
+ (1 + (50 x 1)))
IB=12 / 500 + 1000 + 50
IB=0,0077mA
IC=IB x ß;
IC=0,0077 x 50;
IC= 0,385mA
VC=VCC - (IC x RC)
VC=12 - (0,385 x 10)
VC=8,15V
VE = IC x RE
VE = 0,0385 x 1
VE = 0,385V
VCE=VC -
VE
VCE=8,15 - 0,385
VCE=7,765V
Şimdi bu transistörün bir nedenle
bozulduğunu, ve yerine aynısını taktığımızı!! düşünelim. Fakat bu transistörün ß
değeri eskisinden %20 fazla olsun. Bu durumda IC akımı;
IB=VCC-VBE / ((ß x
RC) + RB + (1 + (ß x RE)))
IB=12 / ((60 x 10) + 1000 + (1 + (60 x 1)))
IB=12 / 600 + 1000 + 60
IB=0,0072mA
IC=IB x ß; IC=0,0072 x 60;
IC= 0,432mA
Bu sonuca bakacak olursak, ß %20 değişmesine rağmen IC %12,2
değişmiştir. Yani Kollektör ve Emitör Geri Beslemeli Bayaslama Devresinde %ß
değişimi aynen IC akımına yansımamıştır. Bu devrenin kararlılığı yukarıdaki daha
iyidir.
Çift Kaynaklı Bias;
Çift kaynaklı devrelerde iki adet güç
kaynağı kullanıldığı için bütün ölçmeler şaseye göre yapılmalıdır. Bu devrede
dikkat edilmesi gereken nokta IB akımının VEE kaynağı tarafından sağlanmasıdır.

Devre ile ilgili
formüller;
IB=VEE-VBE / (RB + (1+ ß) x RE)
IC=IB x ß
VC=VCC - (IC x
RC)
VE= -(VBE + IB x RB)
VCE=VC - VE
Şimdi örneğimizi bu devre için
yapalım. VCC=VEE=12V,
RB=1M, RC=10K, VBE=0V, RE=1K, ß=50 olsun. IB, IC ve
VCE değerlerini bulalım.
IB=VEE-VBE / (RB + (1+ ß) x RE);
IB=12 / (1000
+ (1+ 50) x 1);
IB=0,0114mA
IC=IB x ß;
IC=0,0114 x 50
IC=0,57mA
VC=VCC - (IC x RC);
VC=12 - (0,57 x 10)
VC=6,3V
VE= -(VBE + IB x
RB)
VE= -(0+ 0,0114 x 1000)
VE= -11,4V
VCE=VC - VE
VCE=6,3 -
(-11,4)
VCE=17,7V
Şimdi bu transistörün bir nedenle bozulduğunu, ve
yerine aynısını taktığımızı!! düşünelim. Fakat bu transistörün ß değeri
eskisinden %20 fazla olsun. Bu durumda IC akımı;
IB=VEE-VBE / (RB + (1+ ß) x
RE);
IB=12 / (1000 + (1+ 60) x 1);
IB=0,0113mA
IC=IB x ß;
IC=0,0113 x 60
IC=0,687mA
Bu sonuca bakacak olursak, ß %20
değişmesine rağmen IC %18,9 değişmiştir. Yani Çift Kaynaklı Geri Beslemeli
Bayaslama Devresinde kararlılık Emitör Geri Beslemeli devre ile aynıdır.
Üniversal Bayas Devresi:

Yukarıdaki şekilde görülen Üniversal Bayas devresinde VB
voltajı, VCC kaynağından R1 ve R2 dirençlerinden oluşan gerilim bölücüden
sağlanmaktadır. Bu dirençler, girişine bağlanan devrenin çıkış direncini yada
empedansını etkilemeyecek kadar büyük, RE emitör direncinden yaklaşık olarak on
kat büyük ve IB akımını sağlayacak şekilde seçilir.
VB voltajı;
VB=(R2/(R1 + R2)) * VCC
RB eşdeğer direnci;
RB=R1 * R2/(R1 + R2)
Bazı arkadaşlarımın aklına takılmış olabilir. Yukarıdaki şekle baktığımızda
R1 ve R2 dirençleri seri bağlı gibi duruyor. Burada VCC voltaj kaynağının iç
direnci önem kazanıyor. İdeal voltaj kaynaklarının iç direnci sıfırdır. Yani bir
voltaj kaynağını omik olarak kısa devre olarak düşüneceğiz. O zaman R1 in üst
ucu R2 nin alt ucuna bağlı gibi düşüneceğiz. Şekil bu durumda R1 ve R2 birbirine
paralel bağlı olacaktır. Zaten RB direncinin formülü de paralel bağlı iki
direncin eş değerini bulmaya yarayan formül oluyor. Aşağıdaki şekil RB
direncinin ve VB voltajının eş değerleri kullanılarak
çizilmiştir.

Bu devreye bakarak
IB akımını bulalım. Lafı uzatmadan Kirshhoff un voltaj kanununu kullanarak;
VB=IB * RB + VBE + IE * RE
Denklemini yazarız. IE akımının karşılığını
yazarsak;
VB=IB * RB + VBE + (IB +IB * ß) * RE
VB - VBE =IB * RB + IB (1
+ ß) * RE
VB - VBE =IB (RB + (1 + ß) * RE)
IB=VB - VBE / RB + (1 + ß) *
RE)
Bulunur. Aslında Bu formül bizim için yeterli olabilir. Burada VB ve RB
değerlerini açarak yazarsak;
IB=((R2/(R1 + R2)) * VCC - VBE) / (R1 * R2/(R1
+ R2) + (1 + ß) * RE))
Bu formül Üniversal Bayas devresinde IB akımını
bulmak için kullanılır. IC akımı her zamanki gibi;
IC= IB * ß
ICmax=VCC
/ (RC + RE)
Bundan sonraki formüllerde IE akımını yaklaşık IC akımına eşit
olduğunu kabul edeceğiz.
VC=VCC - (IC * (RC + RE))
VE=IC * RE
VCE=
VC - VE
Şimdi bir örnek çözüm yapalım. VCC=12V, RC=10K,
RE=1K, R1=100K,
R2=12K VBE=0.6V, ß=50 olsun. Q noktasının değerlerini bulalım. (IB, IC, ICmax,
VC,VCE)
IB=((R2/(R1 + R2)) * VCC - VBE) / (R1 * R2/(R1 + R2) + (1 + ß) *
RE))
IB=((12/(100 + 12)) * 12 - 0,6) / (12 * 100/(100 + 12) + (1 + 50) * 1))
IB=0,011mA
IC= IB * ß
IC= 0,011 * 50
IC= 0,55mA
ICmax=VCC /
(RC + RE)
ICmax=12 / (10 + 1)
ICmax=1,1mA
VC=VCC - (IC * (RC + RE))
VC=12 - (0,55 * (10 + 1))
VC=6V
VE=IC * RE
VE=0,55 * 1
VE=0,55V
VCE= VC - VE
VCE= 6 - 0,55
VCE= 5,45V
Yukarıdaki
örnek çözümümüzde devremiz güzel bir Q noktasında çalışmakta. Şimdi devredeki
transistörün bir şekilde arızalandığını ve yerine bir yenisini taktığımızı
varsayalım. Fakat transistörün ß değerinin %20 fazla olduğunu varsayalım.
Bakalım IB ve IC akımları ne kadar değişecek.
IB=((R2/(R1 + R2)) * VCC -
VBE) / (R1 * R2/(R1 + R2) + (1 + ß) * RE))
IB=((12/(100 + 12)) * 12 - 0,6) /
(12 * 100/(100 + 12) + (1 + 60) * 1))
IB=0,01mA
IC= IB * ß
IC= 0,01
* 60
IC= 0,6mA
Bu sonuca bakacak olursak, ß %20 değişmesine rağmen
IC %9 değişmiştir.
Yani Üniversal Bayaslama Devresinde kararlılık diğer
devrelere göre çok iyidir.
Bu bölümde anlatmaya çalıştığım devrelerde, bir
transistörlü devrenin DC çözümü ve kararlılığı hakkında idi. Bunlar devreler en
temel devreler olup, istediğimiz özelliklere sahip olması için bazı ekler
yapılır. Transistörlü bir devrenin kararlılığını arttırmak (eğer gerek varsa)
için bazen NTC, diyot yada yine transistörle yapılan sabit akım kaynakları
kullanılır. Burada elektronikteki her devreyi teorik olarak anlatmak imkansız.
Ancak sırası geldiğinde ben yada diğer arkadaşlarım pratik devrelerle
vereceğimiz örneklerde açıklayacağız.
Artık şimdi basit transistörlü
devrelerin DC çözümlemelerini kendiniz yapabilirsiniz. Hesapladığınız değerleri
çalışan devre üzerinde kontrol edebilirsiniz. Ölçme sonuçlarınız hesaplarınızla
eşit çıkmasa bile yakın değerler elde edeceksiniz. Bunun sebebi ise formüle
koyacağınız değerlerde toleranslardan dolayı sapmalar olabilir. Eğer yeterli
pratiğe sahip olursanız (zamanla, sabırla ve sevgiyle) artık hesap yapmadan
sadece ölçerek devrenin normal yada arızalı olduğunu tespit edebilirsiniz.
Hesaplamalarınızda devredeki dirençleri renk kodları ile voltajı da ölçerek
bulabilirsiniz. Transistörün beta değerin tabi ki katalogdan bakacaksınız.
Katalogda göreceğiniz beta değeri sizi şaşırtabilir. Çünkü beta tek bir rakam
olarak değil örneğin 100 - 200 olabilir. Siz ortalama bir değer alın.
Bulacağınız sonuçlar fazlaca değişmeyecektir. Değerli okuyucularım, buraya kadar
anlattıklarımla sizden bir devreyi tasarlamanızı beklemiyorum. Sadece devrenin
nasıl çalıştığını anlamanız yeterli sonuçtur.
TRANSİSTÖRLÜ YÜKSELTEÇLER
BJT transistörleri anlatmaya başladığımdan
beri sadece transistör devresinin DC şartlarda nasıl çalıştığını ve DC gerilim
altında transistör üzerinden geçen akım ile transistörün bacaklarına bağlı
dirençler üzerinde düşen gerilimleri nasıl oluştuğunu, hesaplandığını anlatmaya
çalıştım. DC şartlarda transistörlü devreler genellikle sabit özellik
gösterirler. Halbuki transistörler aynı zamanda AC sinyalleri yükseltmek için de
kullanılırlar. Bu ay transistörlü bir devrede AC sinyallerin etkilerini nasıl
yükseltme yaptığını ve DC ile AC sinyallerin birbirlerinden nasıl ayrıldığını
anlatacağım. Aslında transistörün DC olarak nasıl çalıştığını tam olarak
kavramış durumda iseniz bundan sonrakiler sizin için çok basit olacaktır.
Arkadaşlar transistörlü AC yükselteçler iki gurupta incelenir. Birincisi;
transistörlü devreye uygulanan sinyal çok küçükse örneğin 1mV , 0.01mV gibi ise
(örneğin, ses frekans ön yükselteçleri yüksek frekans ön yükselteçleri gibi) o
zaman transistörlü devre "Küçük Sinyal Yükselteci" olarak incelenir. Küçük
Sinyal Yükselteçlerini incelemek için transistörün küçük sinyal modelini göz
önüne almak gerekir. Bu kısım amatörün bilmesi gereken noktaları biraz
aşmaktadır. Ben size basit ve çok az formüllü anlatacağım. İkincisi ise
transistörün büyük sinyal altında çalışması örneğin güç yükselteci olarak
çalışmasıdır. AC sinyal altında transistörler özellikle çalışacakları frekansa
göre de farklılıklar göstermektedir. Bu konuların bir kısmı amatörlerin bilmesi
gereken kısımların çok üzerindedir. Bu sebepten yukarda da söylediğim gibi
mümkün olduğunca basit bir anlatım kullanacağım. Tabi hepsini bir seferde değil
sırası geldikçe.

Yukarıda emitörü topraklı, bir transistörlü devre
görülmektedir. Buradaki kondansatörlerin ne işe yaradıklarını sonra anlayacağız.
R1, R2, RC ve RE dirençleri daha önceki konularda anlattığım gibi transitörün
bayaslanmasını yani DC olarak istenilen yerde çalışmasını sağlamak içindir.
Şimdi devreye AC bir sinyal uygulayalım,

Şimdi geldik işin püf
noktasına. Burada iki güç kaynağı (biri AC diğeri DC) birbirine bağlandığında
neler oluyor önce buna bakalım. Şimdi biraz matematik. Başlangıçta S anahtarı
açık olsun. R1, R2 ve VCC den oluşan devre kısmını sadeleştirelim. Bu durumda ;
VB=VCC x R2 / (R1 + R2) RB= R1 x R2 / R1+ R2
Olmaktadır. Yani B
noktasındaki voltaj transistörün beyzineuygulanan bayas voltajıdır. Bir örnek
verecek olursak; VCC=12V, R1=100K, R2=10K olursa B noktasındaki voltaj;
VB=12
x 10 / (100 + 10)
VB=1,09V bulunur.
RB= R1 x R2 / R1+ R2
RB=100 x 10 /
100+10
RB=9,09K bulunur.

Şimdi S anahtarını kapatalım. Kondansatör DC gerilimi
bildiğiniz gibi geçirmez. AC gerilimi ise geçirir. AC sinyal B noktasında aynen
görülecektir. B noktasında aynı zamanda DC gerilimde olduğu için buradaki
bileşke voltaj AC ve DC sinyallerin toplamı olacaktır.
VBToplam=VB + Vi Bunu
durumu grafik olarak şekillerde görebiliriz.

Grafikten de anlaşılacağı
gibi vi AC gerilimi VB DC gerilimini değiştirmektedir. Bildiğimiz gibi beyz
akımını VB gerilimi oluşturmaktaydı. Eğer VB gerilimi değişiyorsa IB akımı da
buna bağlı olarak IC akımları da değişecektir. Bu değişiklik girişe uygulanan AC
sinyalin şekli biçiminde olacaktır.
" Bir kondansatör DC gerilimi hiç
geçirmez. AC gerilime ise bir direnç gösterir. Bu dirence AC sinyallerde
empedans denir. Devredeki kondansatörlerin empedansı devredeki bağlı oldukları
eşdeğer direncin (giriş devreleri için RB eşdeğer direnci, yada RE emitör
direnci yada RLyük direnci) en çok 1/10 u kadar olursa kondansatörlerin direnci
ihmal edilir. Kondansatörlerin empedansı AC sinyalin frekansına ters orantılı
olarak bağlıdır.Kondansatörlerde frekans yükseldikçe empedans azalır. Bir
kondansatörün empedansı XC ile gösterilir. Birimi ohm dur.
XC=1/(2 x pi x
f (Hz) x C(Farad) )
Sırası gelmişken bobinler DC sinyallere 0 ohm direnç
gösterirler. AC sinyallere ise doğru orantılı olarak bağlıdırlar. Bobinlerde
frekans yükseldikçe empedans çoğalır. Bir bobinin empedansı XL olarak
gösterilir.Birimi ohm dur.
XL=2 x pi x f (Hz) x L(Henri)
Şimdi birinci
şeklimizin nasıl AC yükselteç olarak çalıştığını anlatalım. Aşağıdaki şekle
dikkat ederseniz CE kondansatörükonulmamış. Aşağıdaki şekil Emitörü Topraklı bir
devre birdevredir.

Devremizdeki vi giriş sinyalinin başlangıçta 0V olduğunu ya da
uygulanmadığını varsayalım. Bu durumda transistör üzerinden sabit olarak geçen
IC akımı kollektörle toprak arasında sabit bir voltaj oluşturacaktır. Bu durumu
grafiklerde de görmekteyiz.

VC voltajı sabit yani DC olduğu için C2 kondansatörü tarafından
RL üzerine geçmesi engellenmekte ve vo çıkış voltajı da 0V olmaktadır. Şimdi vi
giriş sinyalinin devreye uygulandığını düşünelim. Bu durumda vi sinyali yönü ve
şiddetine bağlı olaraktransistörün beyzindeki DC gerilimi değiştirecektir. Yani
vi sinyali yükselirken VB gerilimi de yükselecek, vi sinyali azalırken de VB
gerilimi azalacaktır. VB gerilimindeki değişim vi sinyalinin dalga şeklinin
aynısıdır. Bildiğimiz gibi VB gerilimi IB akımını oluşturmaktadır. IB akımı da
IC akımını.. Bu durumda IC akımı da vi giriş sinyalinin şeklinde olacaktır. Yani
vi giriş gerilimi artarken IB ve IC akımları da artacak, vi giriş gerilimi
azalırken IB ve IC akımları da azalacaktır. Tabi ki IC akımı IB akımından daha
fazla olacağı için devremizde bir akım kazancı söz konusudur. Acaba vi giriş
gerilimi artarken vo çıkış gerilimi de artıyor mu? Hayır, vi giriş gerilimi
pozitif yönde yükselirken vo çıkış gerilimi negatif yönde artmaktadır. Bu tip
emitörü topraklı (CE common emitter) devrelerde giriş gerilimi ile çıkış
gerilimi arasında 180o faz farkı vardır. Çıkış gerilimindeki değişim giriş
geriliminden büyük olduğu için bir gerilim kazancı da söz konusudur.
CE
kondansatörünün etkisi.
Bu kondansatörün DC şartlarda hiç bir etkisi yoktur.
Fakat AC sinyallerde üzerine bağlı bulunduğu RE direncini kısa devre edecektir.
Bu direncin AC sinyallerde kısa devre olması, IB akımının bağlı olarak da IC ve
IE akımlarının artmasına neden olacaktır.Yani CE kondansatörü olan devrelerde
kazanç CE kondansatörü olmayanlardan daha fazladır.

Kısaca özetleyecek olursak,
bir transistörün AC yükselteç olarak çalışmasında girişine uygulanan sinyalin VB
voltajını buna bağlı olarak IB akımını ve IC akımını değiştirmesinden ibaret
olduğunu öğrendik. Ayrıca devredeki kondansatörlerin alternatif akımda kısadevre
olarak düşünülmesi gerektiğini öğrendik. Bu kondansatörler AC sinyallerde her
zaman kısa devre olmaz. Özellikle filitre devrelerinde farklı düşünmek
gerekir.
Çok Katlı (Multi Stage) Yükselteçler
Tahmin edeceğiniz gibi tek
transistörlü yükselteçler yeterli yükseltme sağlamazlar. Örneğin bir mikrofona
konuştuğumuz zaman, mikrofon çıkışındaki 1-2mV civarındaki sinyalin bir
hoparlörden duyulabilmesi yada bir radyonun anteninde oluşan 0,01mV civarındaki
sinyalin hoparlörden duyulabilmesi için epeyce yükselteci arka arkaya bağlamak
gereklidir.
Burada bence önemli olan bir konuyu öncelikle belirtmek
istiyorum. Çok katlı yükselteçlerde ilk yükselteç yada ilk birkaç yükselteç çok
önemlidir. Bu yükselteçleri oluşturan transistörlerin çok az olan iç gürültüleri
çok az olmalı. Buda nedir derseniz, çok katlı yükselteçlerde toplam kazanç her
yükseltecin kazancının, bir sonraki yükseltecin kazancı ile çarpımına eşittir.
Bu nedenle ilk transistörde üretilen gürültü çıkışta çok büyük gürültü haline
dönüşebilir.
Bir yükseltecin çıkışını diğer yükseltecin girişine bağlamak
için bazı kurallara uymak zorundayız. Nedir bunlar?
1-Her yükseltecin DC
çalışma şartı vardır. Yükselteçler arka arkaya bağlandıklarında birbirlerinin DC
çalışma şartlarını bozmamalılar.
2-Bir yükselteç çıkışında oluşan sinyal
diğer yükseltecin girişine bağlanırken en az kayıp ve bozulmaya
uğramalıdır.
3-Yükselteçler arka arkaya bağlanırken giriş ve çıkış
empedanslarının (AC dirençlerinin) birbirlerine uygun olması gereklidir.
Direk Bağlama (Direct Coupling):
Özellikle ön yükselteçlerde
kullanılan ve en ucuz olan bağlama yöntemi DİREK BAĞLAMA yöntemidir. Bu bağlama
(bağlamaya kuplaj da denir) şekli adından da anlaşıldığı gibi bir yükseltecin
çıkışını diğerinin girişine doğrudan bağlamakla sağlanır.

Şekilden de anlaşılacağı
gibi her transistörün çıkış voltajı aynı zamanda diğer transistörün bayas
voltajını sağlamaktadır. Bu tür devrelere DC yükselteç de denmektedir. DC
yükselteçler özellikle çok düşük frekanslara hatta 0Hz (DC) den başlayarak
devrenin izin verdiği en yüksek frekanslara kadar çalışırlar. Bu nedenle çok
geniş uygulama alanlarına sahiptir. Örneğin DC regülatörler, ses yükselteçleri
mantık devreleri gibi. Ayrıca entegre devrelerin iç yapılarında kondansatör
bobin gibi devre elemanlarını kullanmak çok zor olduğu için direk bağlamalı
yöntem kullanılır. Bu devrelerde hem AC hem de DC sinyaller girişten çıkışa
kadar yükseltilirler. Devrenin girişinde olabilecek bir DC bayas kayması (ısı,
DC gerilimde olabilecek kaymalar) devrenin çıkışında çok büyük değişiklere sebep
olur. Devrenin kararlılığını sağlamak için bu tür devrelerde besleme voltajının
çok düzgün olması gerekmektedir. Ayrıca ek önlemler olarak bazı geri besleme
devreleri ilave edilir. (Geri besleme; bir devrenin gerek AC gerekse DC
kararlılığını sağlamak üzere çıkıştan alınan sinyalin uygun şekilde girişe
verilmesi ile sağlanır.) Direk bağlamalı devrelerde transistörleri TAMAMLAYICI
(Copmlementary) şekilde bağlayarak da DC kararlılık kısmen sağlanabilir.
Aşağıdaki şekilde iki transistörün Tamamlayıcı şekilde nasıl bağlandığı
görülmektedir.

Direk bağlantılı yükselteçlerde toplam kazanç her yükseltecin
kazancının çarpımına eşittir. Kazanç A ile gösterilir. Örneği iki katlı bir
yükseltecin toplam voltaj kazancı; Av=Av1 x Av2 olarak ifade edilir. Direk
bağlantılı iki transistörlü yükselteçler Darlinton bağlantısı adı verilen bir
tür özellikle bağlanarak güç yükselteçlerinin çıkış katı olarak kullanılır. Bu
iki transistör hazır olarak tek bir kılıf içinde olabileceği gibi bizde iki ayrı
transistörü uygun şekilde bağlayarak Darlinton bir transistör elde edebiliriz.
Aşağıdaki şekle dikkat edecek olursanız E B C markalaması tek transistör için
yapılmıştır.

Darlinton transistörlerde toplam ß değeri her iki transistörün
ß değerlerinin çarpımına eşittir.
ß=ß1 x ß2 Darlinton transistörlerin giriş
empedansları da çok yüksektir. Yaklaşık olarak; Ri=ß x Ro (Ro, çıkış
empedansıdır.)
Direk bağlı yükselteçler için bir özet yapacak olursak;
DC kararlıkları iyi değil
Güç kaynakları çok iyi olma zorunda
Frekans
bant genişlikleri çok iyi
RC Bağlama (RC Coupling):
Bir devrenin
çıkışındaki sadece AC sinyali sonraki devrenin girişine aktarmak istiyorsak ve
bu iki devreyi birbirine bağlarken empedans uyumu sorunu yoksa bağlama elemanı
olarak kondansatör kullanılır. Bu kondansatöre kuplaj kondansatörü denir.

Devrenin RC
kısmının C si aradaki kuplaj kondansatörü, R si ise birinci transistörün RC si
ve ikinci transistörün beyzine bağlı dirençlerdir. Kullanılan kondansatör,
sinyal frekansına çok az empedans göstermelidir. Geçen sayıda da anlattığım gibi
bir kondansatör DC derilimi geçirmez, düşük frekanslara ise yüksek empedans
gösterir. Bu nedenle RC kuplajlı (bağlama yerine birazda kuplaj diyelim, çünkü
elektronikte çok kullanılır.) devrelerde düşük frekanslarda kazanç azalır.
Yüksek frekanslara çıkıldıkça kuplaj kondansatörünün empedansı iyice azalacağı
için devrenin kazancı da (teorik olarak) artacaktır!!! Aslında böyle olamaz.
Frekans arttıkça kullanılan transistörün yüksek frekans karakteristiği,
transistörün küçücük iç kapasiteleri hatta devrenin baskı devresinin şekli ve
kullanılan malzemenin özeliğinden dolayı devrenin kazancı düşecektir. Direk
kuplajlı devrelerde aslında yüksek frekanslarda bu özellikleri gösterirler.
Aşağıdaki şekilde bir RC kuplajlı devrenin frekans yanıtı görülmektedir.

Yukarıdaki şekilde devre
kazancının Orta Band kazancına göre 3dB azalan iki köşe frekansını
tanımlayabiliriz. Alçak köşe frekansında oluşan 3dB lik azalma Seri Kuplaj
kondansatörleri ve CE Emitör kondansatörlerinden, yüksek köşe frekansında oluşan
3dB lik azalma yukarıda da yazdığım gibi transistörün iç kapasiteleri ile
devrenin yapılış şekli ve kullanılan baskı devre malzemelerinden olur. İki köşe
frekansı arasındaki bölgeye BAND GENİŞİLİĞİ adı verilir. Kazancın 3dB azaldığı
yerlerde çıkış gerilimi en yüksek değerinin % 70,7 sine, yada çıkış gücü en
yüksek değerin %50 sine düşer. RC kuplajlı yükselteçler için bir özet yapacak
olursak;
Devrenin DC kararlılığı iyi
Güç kaynakları çok iyi olma zorunlu
değil
Frekans bant genişlikleri orta düzeyde
Transformatör
Kuplajı:

Arkadaşlar, transformatörler bir devrede hem DC yalıtım hem de
empedans uygunluğu sağlamak için kullanılır. İdeal transformatörün hiç kayıp
olmaz. Yani girişine uygulanan gücü çıkışından aynen alabilirz. Fakat bant
genişlikleri çok dardır. Özellikle ses frekans devrelerinde istenilen bant
genişliğini tutturmak için özel sarımlı transformatörler kullanmak gereklidir.
Transformatörlerin bu dar bant özellikleri yüksek frekans devrelerinde
çoğunlukla istenilen bir özellik haline dönüşür. Hatta bandı daha da daraltmak
için transformatörler kondansatörlerle de desteklenerek sadece istenilen
frekansı geçiren özelliklerde yapılır. Bu tür devrelere Rezonanslı Transformatör
Kuplaj adı verilir. Transformatörün empedans uydurma işini de yaptığını
söylemiştim. Şimdi bunu bir örnekle açıklayayım. Bir yükseltecin çıkış empedansı
10K olsun. Buraya empedansı 8ohm olan bir hoparlör nasıl bağlanır? Tabi ki
primer sargısı empedansı 10K, sekonder sargısı empedansı 8 ohm olan bir
transformatör ile bağlanır. Peki bu transformatör sargılarının sarım oranı (n)
nedir?
N=\/¯(Rprimer / Rsekonder)
N=35bulunur.
Bunun anlamı primer
sargılarının toplamı sekonder sargılarının toplamında 35 kere fazladır. Yada
girişte 35 volt varsa transformatörün çıkışında 1 volt oluşur. Şimdi
sorabilirsiniz. Biz sinyali yükseltelim derken transformatör sinyali iyice
azalttı. Bu sorunun yanıtını siz bulun. Bir ip ucu, primer ve sekonder
güçleri.....
Transformatör Kuplajlı devreler için bir özet yapacak
olursak;
Devrenin DC kararlılığı iyi
Güç kaynakları çok iyi olma zorunlu
değil
Frekans bant genişlikleri çok dar
YÜKSELTEÇLER - 1:
Aslında bu bölüm sadece BJT transistörler ile yapılan
yükselteçler olarak düşünmemek gerekir. Bir yükselteci FET, MOSFET yada BJT ile
yapmak mümkündür. Henüz FET ve MOSFET konularını hiç anlatmadığım için vereceğim
örnekleri sadece BJT ile açıklayacağım. Yükselteçlerin kullanılma amaçları çok
farklıdır. Hatta yükselteçleri birazda bayas yöntemlerine göre inceleyeceğimiz
bir dizi şeklinde olacak. Daha önceki yazılarımda transistörün çeşitli bağlantı
şekillerine göre devrenin çeşitli özellikler aldığını, giriş çıkış
empedanslarının nasıl değiştiğini, hangi durumda akım hangi durumda gerilim
kazancı
yaptığını anlatmıştım. Yükselteçleri küçük sinyal yükselteçleri ve
güç yükselteçleri olarak da ikiye ayırmış ve küçük sinyal yükselteçlerinden
biraz bahsetmiştik. Bu bölümlerde çoğunlukla güç yükselteçlerinden birazda ve
yeri geldiğinde yükseltecin bayaslanma yöntemine göre küçük sinyal
yükselteçlerinden de bahsedeceğim. Güç yükselteçlerinden beklentilerimiz
nelerdir? Örneğin bir ses yükselteci olabilir, bir motoru çeviren yükselteç
olabilir, bir vericinin güç yükselteci olabilir. Bunların hepsinin
özelliklerinin farklı olmasına rağmen tek ortak noktaları küçük bir sinyal ile
büyük güç üretmek ortak noktalarıdır.
Güç yükselteçlerinin özellikleri;
Mümkün olduğunca giriş sinyalinin değeri ne olursa olsun çıkışa sabit bir
katsayı ile büyüterek aktarmasıdır. Yani doğrusal (LINEAR) olması istenir. Fakat
güç yükselteçleri doğrusal değildir (NON-LINEAR). Kendi üzerlerinde güç
harcamaları istenmez. Daha doğrusu YÜKSEK VERİMLE çalışmaları istenir. Yani bir
güç yükseltecinin çıkışından 100W alsak transistörlerin hiç ısınmaması gibi.
Girişteki sinyalin hiç bozulmadan çıkışına aktarılması istenir. Daha iyimser bir
değimle en az bozulmayla aktarması istenir.
(Bozulma, burulma= Distortion)
Burada 3 tip distorsiyondan söz edebiliriz.
1- Frekans distorsiyonu:
Girişteki sinyalin frekansı ne olursa olsun çıkışa aktarılması istenir. Fakat
devrede olabilecek kondansatörler buna izin vermez. Ne olursa olsun her
yükseltecin mutlaka bir üst frekans sınırı vardır. Direk kuplajlı yükselteçlerde
frekans DC den (0Hz) den başlar.
2- Faz distorsiyonu: Devrenin yapılama
şekli ve kondansatör, bobin gibi devre elemanlarından oluşur. Devrenin girişine
uygulanan sinyalin başlama zamanı ve yönü çıkışta aynı anda görülmüyorsa faz
distorsiyonu var demektir. Faz bozulması ses devreleri, RF gibi yerlerde
önemsenmez. Fakat TV gibi ekran taramalarının önem kazandığı yerlerde faz
distorsiyonu hiç olmamalıdır.
3- NON-LINEAR distorsiyonu: Bu bozulma ikiye
ayrılır:
a) Harmonik distorsiyonu: Transistörün doğrusal çalışmaması ve
aşırı sinyal girişlerinde çıkışta sinyalin doyum yada kesime uğraması ile olur.
Ses yükselteçlerinde ve genlik modülasyonlu devrelerde hiç istenmez. Bazende
siyal bilerek harmonik distosiyonuna uğratılır. Bu devreler frekans çoklayıcı
devrelerdir. Harmonik ve frekans çoklayıcı devreleri daha sonra anlayacağım.
b) Intermodülasyon distorsiyonu: İki yada daha fazla sinyalin yükselteç
içinde karışması ile olur. Bu distorsiyon sonucunda yükselteç çıkışında bu
sinyallerin toplamları, farkları ve kendileri görülür.
Güç yükselteçlerini
bayas özelliklerine göre sınıflara ayırıyoruz.
Bunlar A SINIFI, B SINIFI,
AB, SINIFI ve C SINIFI yükselteçlerdir. Bu sınıflandırmayı tamamen devre
içindeki transistörün yada transistörlerin bayaslanmasına göre yapıyoruz.
Hatırlamanız için transistörün aktif bölgede, doyum bölgesinde ve kesim
bölgesinde çalıştırılması demek yeterli olacaktır.Yükselteçleri sınıflarına göre
anlatmadan önce konumuz Güç Yükselteçleri olduğu için önce güç eşitlikleri
konusunu açıklamak istiyorum.
GÜÇ EŞİTLİKLERİ:
Güç yükselteçlerinde bizi
ilgilendiren şey güç kaynağından çekilen gücün ne kadarının transistör üzerinde
harcandığı ne kadarının yük üzerine aktarıldığıdır. Eğer transistör üzerinde
fazla güç harcarsak transistörde fazla ısınacaktır. Sonuçta fazla ısınan her şey
gibi transistörde yanar. Transistörün fazla ısınmasını önlemek için, transistör
üzerinde oluşan ısıyı hızla üzerinden çekmek gerekir. Bu işi de ısıya havaya
kolayca aktaran alüminyum soğutucularla yetmezse ilave olarak soğutucu fanlarla
yaparız. Bazı çok özel yükselteçlerde (büyük güçlü radyo vericileri gibi) su
suğutmalı sistemler bile kullanılmaktadır.
Güç Verimi:
Güç verimi, bir
yükseltecin yük üzerinde harcanan gücün, güç kaynağından çekilen güce oranına
denir. Yük üzerinde harcanan güç AC ise AC gücün rms değeri kullanılır. (rms; AC
sinyalin DC ye karşılık gelen değeridir.)
%Verim=(PLrms /PDC) x 100
DC
giriş gücü, güç kaynağı Vcc ile ortalama akımının (yaklaşık olarak Q
noktasındaki Ic akımı) çarpımına eşittir.
Pdc=Pcc= Vcc x Ic
Yük üzerinde
harcanan AC güç, çıkış geriliminin rms değeri ile, çıkış akımının rms değerinin
çarpımına eşittir. Eğer dalga şeklimiz sinüs ise bunun rms değeri sinyalin
tepeden tepeye (peak to peak) değerinin 2\/¯2 bölümüne eşittir. Bu durumda yük
üzerinde harcanan AC güç;
Pac=PL(max)= (Vpp x Ipp) / (2\/¯2 x 2\/¯2)
Pac=PL(max)= (Vpp x Ipp) / 8
Formülleri kullanılarak bulur.
Transistörün Maksimum Güç Kaybı:
Transistörlü bir güç yükselteci
tasarlanırken o transistörün üzerinde harcanacak güç katalog değerinin üzerinde
olmayacak şekilde tasarlanır. Bunun için kullanılan parametreler, katlogtan
bulunan maksimum kollektör akımı Icmax, maksimum kollektör gerilimi Vcmax,
transistörün güç kaybı Pt değerleridir. Ayrıca transistörün AC yük doğrusu ile
DC yük doğrusu arasıda kalan bölgedeki alanda çalıştırılmasına dikkat edilir. Bu
alana transistörün güvenli çalışma alanı denir. Transistör üzerindeki güç
kaybını çok basit olarak aşağıdaki formülerle de bulabiliriz.
Pt=Ic x
Vce
YÜKSELTEÇLER - 2:
Yükselteçleri genel olarak anlatmak çoğu zaman
yetersiz kalmaktadır. Hatta genel bir yükseltecin çizimi bile tam olarak fikir
vermez. Bunun nedeni yükseltecin türü ses frekans mı, yüksek frekans mı olduğu
hem çizimi hem de açıklamasını çok değiştirir. Bende güç yükselteçlerini önce
ses sonra yüksek frekans olarak ayırarak anlatacağım. Önce ses frekans
yükselteçleri.
A Sınıfı Güç Yükselteçleri:

Yukarıdaki devrenin
bayası R1 ve R2 dirençleri tarafından sağlanmaktadır. Devrenin DC kararlılığını
sağlamak için RE direnci kullanılmıştır. Devrenin AC kazancını artırmak için CE
kondansatörü RE direncine paralel bağlanmıştır. Devrenin RL yük direnci
transistörün kollektörüne bir trafo ile bağlanmış olup kollektöre RL' olarak
yansır. Kollektöre yansıyan yük empedansının değeri
RL'=(N12 /N22) RL
eşitliği ile verilir.
Transformatör kuplajının bazı avantajları vardır.
1. Transformatör kuplajında yük üzerinde DC akım olmadığından, RL üzerinde
DC güç kaybı olmayacaktır. Bu durum özellikle yük bir hoparlör veya servo motor
olduğu zaman önemlidir. DC akım çıkış yükünün performansını düşürür.
2. Eğer
transformatörün primer direnci (empedansı değil) ihmal edilebilirse kollektör
gerilimi Vc, Vcc kaynak gerilimine eşit olur. Böylece bu tür devreleri küçük
kaynak gerilimleri ile kullanmak mümkün olur.
3. Transformatör, empedans
uygunlaştırması yaptığından alçak empedanslı yüklerin (hoparlör, anten gibi)
yüksek empedans olan kollektöre bağlamak mümkün olur. Bunların yanında
transformatörün dar bantlı, ağır ve geniş hacimli olduğunu da unutmamak
gereklidir. Aşağıdaki şekilde A sınıfı yükseltecin basitleştirilmiş şekli
görülmektedir. Bu devrede kollektör besleme gerilimi
Vcc'= Vcc-VE
eşitliği ile verilmiştir. Beyz bayas devresinin eşdeğer voltaj değeri ve
direnci
VBB= (R2/(R1 + R2)) x Vcc
RB=R1//R2
olarak verilmiştir.

Toplam
kollektör akımı İc, DC (Ic) ve AC (ic) yük akımlarının toplamından oluşur.
İc=Ic + ic
Çıkış trafosunun primer sarımı L bobini ile temsil
edilmiştir. Bobin, DC akıma kısa devre etkisi göstereceğinden RL' yük direnci
üzerinde DC gerilim düşmesi olmayacaktır. RL'
üzerindeki AC gerilim düşümü
Vo= ic x RL'
değerine eşit olur. Kollektör emitör arasındaki anlık
gerilim değeri
Vce= Vcc' + vo =Vcc' + (ic x RL')
Yukarıdaki denklem
aşağıdaki şekilde AC yük doğrusunu ifade eder. Q noktasındaki, kollektör -
emitör gerilimi Vcc' değerine, kollektör akımı ise Ic değerine eşittir. A sınıfı
çalışmada Q noktası yük doğrusu üzerinde her iki tarafa eşit olarak
salınacağından, AC kollektör gerilimi Vm=Vcc' , tepe değerine ulaşır ve toplam
kollektör geriliminin değişmesi 0 volt ile 2 x Vcc' değeri arasıda olur.
Distorsiyon ve non-linear çalışmadan kaçınmak için kollektör gerilimindeki
salınımdan daha düşük değerde tutulur.

Vi giriş gerilimi örneğin
bir sinüs ise, AC kollektör sinyal akımının ortalama yada DC değeri Sıfır
olacaktır. Bu durumda, yalnızca DC kollektör akımı, besleme kaynağında çekilen
gücü oluşturacaktır. Bu gücün değeri
Pcc= Pdc= Vcc' x Ic
Bu eşitliğe
göre, A sınıfı yükselteçte DC kaynaktan çekilen güç SABİT olup, Vcc' kollektör
gerilimi ile DC kolektör akımı Ic değerine bağlıdır. (Ses yükselteçlerinde A
sınıfı yükselteçler çok düşük distorsiyonları ile ünlüdür. Bu nedenle A sınıfı
güç yükselteçleri biraz pahalıdır.
Bu yükselteçlerin volümü kısık da olsa "hatta en kısık olsa da" iyice açık da olsa hep aynı sıcaklıkta kalır. Bu durum
tecrübeyle sabittir.) Yük üzerine beslenen AC güç değeri
PL=Pac=RL' x
(Irms)2
olarak belirlenir. Eşitlikteki Irms değeri, trafonun primerindeki AC
yük akımıdır. Kollektör beslemesinden çekilen toplam güç, yük üzerine beslenen
güç ile, transistörde kollektör kaybı olarak kaybolan gücün toplamına eşittir.
Pcc=PL + Pc
Değeri kollektör kaybını verir. DC çalışma şartlarında
(giriş sinyali sıfır iken) PL=0 ve Pcc=Pc=Vcc' x Ic değerindedir. Bu eşitlik,
giriş sinyali bulunmadığı zamanda bile, kollektör kaybının maksimum olduğunu
gösterir. Yük üzerine beslenen maksimum güç, maksimum kollektör gerilimi (AC)
ile maksimum AC kollektör akımının çarpımına eşittir. Buna göre
PL(max) =
Vrms(max) x Irms(max)
PL(max)= 0,5 x Vcc' x Ic
değerine eşit olacaktır.
A sınıfı bir yükselteç için maksimum verim
Verim= PL(max)/Pcc
Verim=(0,5 x Vcc' Ic) / (Vcc' x Ic )
Verim= 0,5 yada %50 dir.
Pratikte %50 verime bile erişilemez. Çünkü yük doğrusunun kenarlarında
transistör non-linear bölgelerde çalışır ve kabul edilemeyecek bir distorsiyon
oluşur. A sınıfı bir yükselteçte yük üzerine beslenecek maksimum güç (sinüs
giriş sinyali için)
PL=Pc(max)=0,5 x Vcc' x Ic
olarak
verilir.
YÜKSELTEÇLER - 3:
B-Sınıfı Push-Pull Yükselteç
B sınıfı çalışmada
transistörlerin her ikisi de kesime (cut-off) bayaslanır. Şimdi düşünelim. Tek
transistörlü bir yükselteci kesime bayaslarsak giriş sinyalinin sadece pozitif
bölümlerini yükseltecekti. Negatif bölümlerinde ise transistör kesimde
kalacaktı. Aslında B-Sınıfı yükselteçlerde transistörlerin her ikisi aynı anda
çalışmaz. Giriş sinyalinin pozitif bölümünde biri negatif bölümünde ise diğeri
çalışır. Aslında transistörlerin her ikisi de NPN olduğuna göre ikinci
transistör nasıl oluyor da negatif bölümde çalışıyor? Çünkü negatif bölüm
girişteki trafo yardımı ile pozitif şekle dönüştürülüyor. Aşağıda Transformatör
kuplajlı B-Sınıfı bir yükselteç şekli görülmektedir.

Vi giriş sinyali ortası
sıfırlı (center tapped) giriş trafosu üzerinden, iki eşdeğer NPN transistör
çifti üzerine uygulanmıştır. Ortası sıfırlı giriş trafosu, ters fazlı iki giriş
sinyali sağlar. Şekildeki trafonun üzerindeki siyah noktalar trafonun sarım
yönünü göstermektedir. Dikkat edilirse trafonun ssekonderinin üst ucu noktalı
alt ucu noktasız durumda. Primerinin ise üst ucu noktalı. Bunun anlamı primer de
üst uç pozitif olursa sekonder de üst uç pozitif alt uç negatif olacaktır.
Primer de üst uç negatif olduğunda sekonder de üst uç negatif alt uç pozitif
olacaktır. RL yük direnci güç transistörlerinin kollektörlerine ortası sıfırlı
bir çıkış trafosu ile bağlanmıştır. Bu devrelerde trafo kullanılması;
distorsiyon, bant genişliği, verim yönünden mahsurludur. Fakat diğer taraftan
yük direncinin empedansının kollektör empedansına uydurulmasını sağlamaktadır.
Giriş sinyali bulunmadığı zaman (DC çalışma yada sessizlik durumu) her iki
transistörün de beyz ve emitör bayaslaması toprak potansiyelinde olacaktır. Bu
durumda her iki transistör kesim durumunda kalacaktır. Giriş sinyali pozitife
gittiği zaman Q1 transistörü düz bayaslanarak iletime geçecek Q2 transistörü
iyice ters bayaslanacağı için kesimde kalacaktır. Q1 transistörü iletime geçtiği
zaman çıkış trafosunun üst yarısı üzerinden İc1 akımı akacaktır. Giriş
sinyalinin negatif olduğunda Q2 transistörü iletime geçecek, Q1 kesimde
kalacaktır. Q2 nin iletime geçmesi ile çıkış trafosunun alt yarısı üzerinden İc2
akımı akacaktır. Böylece giriş sinyalinin pozitif kısımlarında Q1 transistörü,
giriş sinyalinin negatif kısımlarında ise Q2 transistörü yükseltme işini
yapacaktır. Aşağıdaki şekilde transistörlerin çalışması zamana bağlı grafiklerle
de gösterilmiştir.

Şimdi, maksimum kollektör kaybını ve maksimum verimin hangi
şartlarda oluştuğunu açıklayacağım. DC çalışma konumunda (Hiç sinyal girişi
olmadığı zaman) her iki transistör de kesimde kaldığı için hiçbir kollektör
akımı akmayacak, bu durumda da hiçbir kollektör kaybı olmayacaktır. Vi giriş
sinyali uygulandığı zaman, Vcc besleme geriliminden çekilen akım yukarıdaki
şekli "d" bölümündeki gibi olacaktır. Imax, İc1 ve İc2 kollektör akımlarının
tepe değerlerini temsil ettiğine göre, toplam akımın RMS değeri;
Irms=(2 /
pi) x Imax
Voltaj kaynağı Vcc tarafından sağlanan güç Pcc;
Pcc=(2 / pi)
x Vcc x Im
Pcc = (2 x Vcc2) / (pi x RL')
yazılır. Imax değeri, kollektör
akımını temsil eden (ya da primer yük akımı), yük üzerine gönderilen güç;
PL=RL' x Irms2 = 0,5 x RL x Imax2
Q1 ve Q2 transistörlerinin kollektör -
emitör arası gerilimler;
Vce1= Vcc - İc1 x RL'
Vce2= Vcc - İc2 x RL'
formülleri ile belirlenir. Çıkış trafosunun primer sargılarının dirençlerini
ihmal edilebilir kabul edersek trafonun primer sargılarında ulaşılacak en büyük
gerilim değeri Vcc değerine eşit olacaktır. Bu nedenle yük üzerine gönderilecek
maksimum güç;
Plmax=0,5 x Vcc2 / RL' = 0,5 x Vcc x Imax
İle bulunur
B-Sınıfı güç yükseltecinin maksimum teori verimi;
Verim= PL/Pcc buradaki
değerleri yerine koyup sadeleştirirsek
Verim= 0,785 ya da %78,5
B-Sınıfı
güç yükselteci tarafından sağlanacak maksimum çıkış gücü
1. Belirlenen
maksimum kollektör akımı
2. Kollektör gerilimi
tarafından sınırlanır.
Bazı durumlarda da transistörün kollektör kaybı tarafından belirlenmektedir.
Şimdi bu iki durumu inceleyelim.
Maksimum kollektör-emitör gerilimi Vce(max)
ve maksimum kollektör akımı Ic(max) transistör kataloglarında belirtilir.
Yukarıdaki devre şemasında Q1 transistörü göz önüne alınırsa iletime geçtiğinde
transistörün kollektör akımı ic1 çıkış trafosunun alt yasına -v2 gerilimi
emdükler. V1=-v2 olduğundan ve bu gerilim maksimum besleme gerilimine
ulaşabildiğinden, kollektör-emitör arası gerilim Vce(max) en az 2 x Vcc değerini
alıncaya kadar transistör dayanabilmelidir. Yani transistörlerin Vce(max)
değerleri besleme gerilimini
en az iki katı yada daha fazlası olmalıdır.
Vce(max) değerini kullanarak yük üzerine gönderilecek maksimum güç değerini
veren formül;
PL= Vce(max) x Ic(max) / 4
Bu formül bir güç
transistörünün maksimum gerilim ve akım değerlerini aşmadan B-Sınıfı bir
yükselteç de vereceği maksimum gücü verir.
İkinci durumda, maksimum çıkış
gücü, transistörün maksimum kollektör kaybı ile sınırlıdır. B sınıfı yükselteçte
DC çalışma şartlarında ic1 = ic2 = 0 olduğu için her transistörün kollektör
kaybı sıfırdır. Bu nedenle maksimum kollektör kaybı girişe sinyal uygulandığı
anda meydana gelir. (daha açık olarak B sınıfı yükselteç de girişe sinyal
uygulanmadan çıkış transistörlerinden akım akmaz ve ısınmazlar.) Girişe sinyal
uygulandığında ani kollektör kaybı;
Pc= Vce x İc
İle tarif edilir.
Q
noktası AC yük doğrusu üzerinde Vce = Vcc' x Ic =Q noktasından, Vce = 0, Ic = I
noktaları arasında hareket ettikçe, Vce, İc ve Pc değerlerinin ani değerleri de
bu çizgi üzerinde noktadan noktaya değişecektir. Pc gücünün maksimum değeri, Ac
yük doğrusunun, izin verilen maksimum kollektör kaybı eğrisine teğet olduğu
noktada oluşur. Teğet noktası Vce= Vcc / 2 ve Ic= I / 2 değerleri ile
belirlenir.

Bu
eşitliklerden her transistörün maksimum kollektör kaybının eşit olduğunu ve
değerinin;
Pc(max) = (Vcc / 2) x (1 / 2)
Pc(max) = Vcc2 / (4 x RL')
olduğunu hesaplayabiliriz.
Şimdi A-Sınıfı bir yükselteçle B-Sınıfı bir
yükselteci çıkışları bakımında karşılaştıracak olursak, sinüs giriş sinyali için
B-Sınıfı bir yükselteç A-Sınıfı yükseltece göre iki kat fazla
güç
verir.
YÜKSELTEÇLER - 4:
B Sınıfı Yükselteçlerde Crossover Distorsiyon
Aşağıdaki şekilde bir B sınıfı yükseltecin giriş devresi giriş devresinin
eşdeğeri görülmektedir.

Buradaki Vs kaynakları örneğin girişe bağlı ortası sıfırlı bir
trafodan elde edilen voltajları temsil etmektedir. Rs direçleri transistörlerin
giriş dirençlerini temsil etmektedir. Transistörler Germanyum yada Silisyum
olabilir. Bir noktaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu eşdeğer devrede
transistörlerin bayaslama devresi kullanılmamıştır. Bu devrenin (giriş
devresinin) gerilim-akım V-I karakteristiği aşağıdaki şekildeki gibi olur.

Bu şekle ve
devreye baktığımızda transistörlerden beyz akımlarının (Ib1-2) akması için Vs
kaynaklarının voltaj değerlerinin germanyum transistörler için 0.2V, silisyum
transistörler için 0.6V değerinin üzerine çıkması gerekir. Yani transistörlerden
akım akması için girişe uygulanan AC sinyal seviyesi transistörlerin VBE açma
voltajının üzerine çıkması gerekmektedir. Bu sorun ortadan kalkmadığı sürece
yükselteçte CROSSOVER distorsiyonu oluşacaktır.

Bu distorsiyon
yükselteçlerde yüksek çıkış güçlerinde hissedilmez. Ancak çok düşük çıkış
seviyelerinde hissedilir. CROSSOVER distorsiyonunu ortadan kaldırma için Q1 ve
Q2 transistörlerden geçen akım giriş sinyali sıfırdan farklılaştığı anda
başlaması gerekmektedir. Bunu sağlamak için Q1 ve Q2 transistörlerinin VBE
voltajı kadar bir voltaj transistörlerin beyz ve emitörleri arasına uygulanır.
Bu voltaj aşağıdaki şekilde de görüldüğü gibi transistörle aynı malzemeden
yapılmış (transistörler silisyumsa silisyum bir diyot, germanyumsa germanyum bir
diyot) diyot ile olabileceği gibi, ayarlı bir direnç yardımı ile de olabilir.
Ayarlı bir dirençle sağlanan bayaslama tercih edilir. Çünkü diyodu
transistörlerle aynı malzemeden seçsek bile her zaman transistörle diyotdun açma
voltajı aynı olmaz. Pratikte ayarlı direnç kullanılır. Bu ayarlı dirençle
transistörlerin beyz ve emiterleri arasına bir ön bayas verilerek. 5-10 mA
kollektör akımı sağlanır.


Ayrıca devredeki Q1 ve Q2 transistörlerini aynı karakteristiğe
göre seçmek gerekir. Farklı karakteristikli transistörler kullanırsak
yükseltecimizde bu kezde NON LINEAR distorsiyon oluşur. Transistörler aynı marka
ve model de olsa karakteristikleri farklı olacaktır. Transistörleri aynı
özellikte seçmek ancak Transistör Curve Meter denilen ölçü aletleri ile yapılır.
Bu tür ölçü aletleri de herkezde bulunmaz. Ama en azından herkezde AVO metre
vardır. Bu ölçü aletlerinde transistör ölçen bir özellik varsa aynı özelliği
yada çok yakın özellik gösterenleri seçmek gerekir.
Tamamlamalı Simetrik
Yükselteç:
COMPLEMENTARY SYMMETRIC AMPLIFICATOR
Trafo kuplajlı push-pull
yükselteçlerde, transistorlere giriş sinyali sağlamak için bir ara trafosu,
çıkış sinyali almak için de bir çıkış trafosu kullanılmaktadır. Buda devrenin
büyülüğünü arttırmaktadır. Ayrıca trafonun frekans karakteristiği açısından bazı
dezavantajları da vardır. Şimdiki yükseltecimizde trafo kullanılmamaktadır.
Aşağıdaki devre Tamamlamalı Simetrik bir yükselteç devresini göstermektedir.

Anlatım kolaylığı
için bayaslama devreleri çizilmemiştir. Devreye dikkatlice bakacak olursak
(transistörün birini parmağınızla kapatın) iki adet Emiter İzleyici devreden
oluşmaktadır. Daha önceki konularımızdan hatırlarsanız Emiter izleyici bir
devrenin çıkış empedansı düşük olduğu için düşük empedanslı yükleri örneğin bir
hoparlör, DC motor doğrudan kullanılabilir. Bu devrede iki adet besleme kaynağı
kullanılmıştır. Gerçekte bu tür yükselteçlerde iki besleme kaynağı olabileceği
gibi çıkış yüküne seri olarak ek bir kondansatör bağlanarak tek güç kaynağı ile
de kullanılabilir. Devrenin çalışması oldukça basit. Girişe sinüs şeklinde bir
giriş sinyali uygulayalım. Bu sinyalin pozitif taraflarında Q1 transistörü,
negatif taraflarında Q2 transistörü akım geçirmekte. Transistörlerin emitör
akımları yük üzerinden güç kaynaklarının sıfır noktasına dönmektedir. Bu
devrenin yük üzerine beslenen çıkış gücü her transistörün maksimum kollektör
kaybının 2 katına eşittir. Sinüs sinyaller için maksimum verin push-pull
devreninkine eşit olup %78.5 dir. Yukarda ki devre bu haliyle kullanılmaz.
Devreye bayas, stabilizasyon, sürücü katı ve uygun geri besleme devresi eklemek
gerekmektedir. Aşağıdaki devre gerekli devreleri eklenmiş tek güç kaynaklı bir
tamamlamalı simetrik yükselteçtir.

Rl yük empedansı Q2-Q3
tamamlayıcı transistörlerin çıkışına C3 kondansatörü ile bağlanmıştır.R6 ve R7
emitör dirençleri Q2 ve Q3 transistörleri için Isıl Düzenleme yapar.
R1
direnci Q2 ve Q3 emitör dirençleri ortasındaki gerilimi sürücü katının girişine
geri-besleme olarak uygulayarak, Q1 transistörünün sıcaklık değişimlerinden
etkilenmesini önler.
Q2-Q3 transistörlerinin emitör dirençlerinin
ortasındaki gerilim, yaklaşık olarak Vcc geriliminin yarısına eşittir. Crossover
Distorsiyonunu önlemek için çıkış transistörleri üzerinden birkaç mA değerinde
akım geçecek şekilde bayaslanır. Çıkış transistörleri farklı polariteli olduğu
için (biri NPN diğeri PNP) Q2 transistörünün beyzine emitörüne göre pozitif, Q3
transistörünün beyzi emitörüne göre negatif bayas uygulanması gerekmektedir. Bu
bayas gerilimleri Q1 transistörünün kollektöründeki R4 direnci tarafından
sağlanır.
R1 direncinin yaptığı geri beslemeler nedeniyle devrede simetrik
olmayan bir durum oluşur. Bu nedenle R4 direncinin değeri büyük olmalıdır. R4
direncinin yerine ayarlanabilir bir ayarlı direnç kullanılarak çıkış
transistörlerinin çalışma noktaları doğru olarak ayarlanır ve çıkış sinyalinde,
giriş sinyalinin yüksek olması nedeniyle oluşabilecek kırpılmalar önlenir. Güç
kaynağında oluşabilecek değişmeler ve sıcaklıktan olabilecek etkileri ortadan
kaldırmak için R4 direncine paralel bir termistör (NTC) bağlanabilir. Devrenin
çalışması bir önceki devrenin aynısıdır. Giriş sinyalinin pozitif bölümlerinde
Q2 negatif bölümlerinde Q3 transistörleri iletimdedir. Q2 nin iletimde olduğu
sürece A noktasındaki gerilim toprak voltajına göre artar, Q3 tranasitörünün
iletimde olduğu sürece A noktasındaki gerilim toprağa göre azalır. A noktasıdaki
değişimler (AC sinyal) C3 kondansatörü üzerinden yük üzerine
aktarılır.
YÜKSELTEÇLER - 5:
RF GÜÇ YÜKSELTEÇLERİ www.diyot.net
Linear (Doğrusal) RF güç
yükselteçleri AM ve SSB vericilerin çıkış katı olarak yaygın olarak kullanılır.
Aslında genel olarak giriş ve çıkış arasında ki bağlantı bir linear yükselteç
tarafından sağlanır.
Linear yükselteç yada doğrusal yükselteç, adından da
anlaşılacağı gibi girişine uygulanan sinyalin şeklini, frekansını bozmadan fakat
genliğini arttırarak çıkışa aktaran yükselteçlerdir. Bu yüzden, bilgiyi
genliğinde taşıyan RF sistemlerinin (AM, SSB gibi) çıkış katı olarak kullanılır.
Linear yükselteçlerler; A sınıfı tek transistörlü, paralel bağlı
transistörlü veya AB sınıfı yada B sınıfı push-pull bağlı transistörlerden
yapılabilir.
Bildiğiniz gibi A sınıfı yükselteçlerde bir takım bozulmalar
(distorsiyonlar) olmuyor. Şüphesiz B sını yada AB sınıfı yükselteçlerin de
çalışma bölgelerinin doğrusal kısımlarında da aynı özellik var. Peki, linear
yükselteç kullanmazsak ne olur. Şimdi burada kısa bir bilgilendirme yapacağım.
Bir yükselteç doğrusal çalışmıyorsa, girişine uygulanan sinyali çıkışta şekli
bozuk olarak bize verecektir. Bu dalga şeklinin trigonometrik ifadesini yazmaya
kalkarsak (yani dalga şeklini genliği, frekansı gibi şeyleri)
f(t)= a0 +
a1Cosw0t + a2Cos2w0t + a3Cos3w0t + a4Cos4w0t +....... anCosnw0t www.diyot.net
Şimdi bu
yazıyı okuyan pek çok arkadaş buda ne diyebilir. Hemen açıklayacağım. Aslında
basit. Burada bir anımı anlatayım. Yıllar önce telsiz üreten bir firmada
teknisyen olarak çalışıyordum. Yaptığımız telsizler lambalı idi. Gelen bir talep
doğrultusunda ilk defa transistörlü VHF telsiz imal edecektik. Şirketimizin
sahibi, patronumuz ve tasarım mühendisi, devreleri tasarladı. Bende baskı devre
tasarımlarını yapıyordum. Devreyi inceledim. Tamam, sanat enstitüsünde
öğrettikleri gibi osilatör frekansı düşük, sonra katlanarak yükseltiliyor... Her
şey tamam fakat kafama takılmıştı. Bir diyot ve LC den oluşan devrenin giriş ve
çıkış frekanları arasında üç kat fark vardı. Nasıl oluyor da diyot frekansı üçe
katlıyordu? Anlamadım. Doğruca patronun yanına gittim ve sordum, nasıl oluyor?
Şöyle pürosundan derin bir nefes çekti. Biraz düşündü. Yahu, oluyor işte. Senin
matematik bilgin bunu anlamaya yetmez, daha sonra anlatırım dedi. Tabi, o
sıralar laplace transformu, fourier
serileri gibi şeyleri bilmiyordum.
Bilsem de fark etmez di, çünkü bunların anlamlarını da bilmiyordum. Şimdi
yukarda ki ifadeyi anlamak için bunları bilmeye gerek var mı? Bilinse iyi
olurdu. Bilinmediğini düşünerek size çok basit olarak anlatmaya çalışacağım.
İşin özü şu; Kare, üçgen, kesik sinüs, kesik kosinüs gibi (tam sinüs ve kosinüs
olmayan dalgaların dışında) dalgalın içinde sonuz sayıda sinüs dalgası vardır.
Buradaki sinüs dalgalarının frekansları ana frekans ve tam karlarından oluşur.
Şimdi yukarda ki ifadeye bakalım ve açıklayalım.
f(t)= a0 + a1Cosw0t +
a2Cos2w0t + a3Cos3w0t + a4Cos4w0t +....... anCosnw0t
f(t)= Sinüs
olamayan, periyodik bir dalga sekli, örneğin üsten kesik bir sinüs, kare dalga
yada üçgen dalga gibi.
a0= Dalga şeklinin DC bileşeni
w = 2 . pi . f (f
ana frekans)
a1Cosw0t= a1, ana frekansın genliği, Cosw0t ise ana frekans.
a2Cos2w0t= a2, ana frekansın ikinci harmoniğinin (ana frekansın iki
katı) genliği, Cos2w0t ise ana frekansın ikinci harmoniği (ana frekansın iki
katı).
a3Cos3w0t= a3, ana frekansın üçüncü harmoniğinin (ana frekansın
üç katı) genliği, Cos3w0t ise ana frekansın üçüncü harmoniği (ana frekansın üç
katı).
a4Cos4w0t= a4, ana frekansın dördüncü harmoniğinin genliği,
Cos4w0t ise ana frekansın dördüncü harmoniği.
anCosnw0t= an, ana frekansın n
inci harmoniğinin genliği,
Cosnw0t ise ana frekansın n inci harmoniği.
Yani, sinüs dalgası dışındaki periyodik dalgalar, frekansları ana
frekansın kendisi ve katları olan sinüs dalgalarından oluşur. Bu ne işe
yarayacak derseniz, frekans katlama devreleri bu işi yapıyor, önce dalga şekli
bozularak harmonikler üretiliyor (bir diyot yada A sınıfı çalışmayan
transistörlü bir devre ile). Sonra katlayıcının çıkışına bu harmoniklerden
hangisini kullanacaksak sadece onu alan bir LC devresi konuyor. Her halde bu
açıklama işe yaramıştır.
Bir yükselteç doğrusal çalışmıyorsa, girişine
uygulanan sinyali çıkışta şekli bozuk olarak bize verecektir demiştik.
Yukarıdaki açıklamam iyi analiz edilmişse işinde işe yaramayan pek çok
bileşkeler olduğunu ve yükseltecin veriminin azalacağı, çıkış sinyalinin
seviyesinin düşeceği açıktır.
Genel olarak bu bölümü özetlersek;
Bir RF
dalgasındaki bilgi dalganın genliğinde taşınıyorsa Linear yükselteç kullanılır.
Bir RF dalgasındaki bilgi dalganın frekansında (FM) taşınıyorsa Linear yükselteç
kullanılmayabilir. Dar bantlı bir vericimiz varsa (Mors gibi) ve modülasyon
kollektör besleme voltajını değiştirerek yapıyorsak AM için çıkış katı olarak
kullanabiliriz. Fakat bu tür bir yükselteci S SB olarak kullanmak mümkün olmaz.
A-Sınıf RF Yükselteci:
Bir RF yükselteç içinde olmazsa olmaz devre
parçalarından oluşur.

Buradaki Bayas devresi yükseltecin çalışma sınıfını belirler.
Matching (eşleme) devreleri transistörün giriş empedansını girişe bağlanan bir
önceki devrenin çıkış empedansına eşlemeye, çıkıştaki matching devresi işe "transistörün çıkış empedansını anten empedansına uydurmaya yarar. Profesyonel
devrelerde genellikle giriş ve çıkış empedansları özel bir durum yoksa 50 ohm
olarak yapılır. RFC (RF şok) RF e çok yüksek empedans göstererek RF sinyalin
besleme ve bayas devrelerinden geçmesine engel olurlar. A sınıfı bir yükselteç
en iyi lineariteye ve en düşük distorsiyon oranına sahiptir. Fakat verimi
düşüktür. Bunun sebebi ise çalışma sınıfının özelliğinden dolayı girişine bir
sinyal uygulanmasa bile bir kollektör akımının akmasıdır. Yukarıdaki devreye
besleme voltajı ve giriş sinyali uygulandığında, AC sinyal transistörün
kollektöründe besleme voltajının iki katı olarak salınır. Kollektördeki RFC AC
sinyalin besleme kaynağı tarafından kısa devre edilmesine engel olur. AC sinyal
kollektöre bağlı matching devresi üzerinden antene beslenir.
Transistöreden
geçen akım;
Ic= Icq + IoCoswt dir.
Ic= Transistörden geçen herhangi bir
andaki kollektör akımı.
Icq= Transistörden geçen kollektör sessizlik (giriş
sinyali olmadığında) akımı.
IoCoswt = RF sinyal bileşkesi olan kollektör
akımı.
Herhangi bir andaki kollektör gerilimi;
Vc= Vcc - Io RL' Coswt
Buradaki RL' kollektör empedansıdır.
Kollektörde harcanan güç bir miktar
hesap sonunda
Pd= IcQ Vcc - (Io2 RL') / 2 olarak bulunur.
Bu
yükselteçlerde giriş sinyali yokken kollektör üzerinde çok fazla güç harcanır.
Yukarıdaki formülün (Io2 RL') / 2 parçası sinüs sinyali uygulandığında oluşan
güç harcamasıdır. Formülden de anlaşılacağı gibi giriş sinyali yokken transistör
üzerinde harcanan güç artıyor.
Devrenin verimi
n = Io2 /( 2 Io2max) 100%
Buradan en büyük verinin %50 nin altında olduğu anlaşılıyor.
Maksimum
çıkış gücü;
Po= (Vcc IcQ) / 2
Girişe birden çok sinyal sinyal
uygulandığında (örneğin çift ton uygulandığında) çıkış gücü tek tona göre düşer.
Bu nedenle farklı güç formülleri de kullanılır.
Portalama= P.E.P / N
Burada;
Portalama = ortalama çıkış gücü
P.E.P. = Tek ton
uygulandığında tepe güç.
N = ton sayısı
BU şekilde transistör üzerinde
harcanan güç
Pd = IcQ Vcc - Portalama olarak ifade edilir.
Linear
yükselteçlerde kullanılan bayas devreleri çıkış transistörünün gücüne göre
tasarlanır. Eğer düşük güç transistörleri kullanılıyorsa aşağıdaki devre yeterli
olabilir.

Eğer
kullandığımız çıkış transistörü fazla güç verecek ise aşağıdaki devreyi
kullanmak daha uygun olacaktır.

Güç transistörlerinin beta değerleri genellikle azdır. Bu
nedenle Ib akımları yüksek olabilir. Yukarıdaki devrede bulunan transistör fazla
Ib akımlarını karşılamak için kullanılmaktadır.
Her iki devredeki diyot yada
diyotlar VB gerilimini sınırlamak için kullanılmaktadır. P1 ayarlı diranci Ib
akımını yada IcQ akımını ayarlamak için kullanılmaktadır. RFC ise daha önce de
söylediğim gibi girişe uygulanan RF sinyalin bayas devresi üzerinden kısa devre
olmasını engellemek için kullanılmaktadır.
